Ana Sayfa / Gündem / Türkiye, bizim için karlı bir destinasyon

Türkiye, bizim için karlı bir destinasyon

Emirates Stratejik Planlama, Gelir Yönetimi ve Uluslararası İlişkiler Kıdemli Başkan Yardımcısı Adnan Kazım, Türkiye’nin, firmaları için en karlı destinasyonlardan biri olduğunu belirterek, şirket olarak büyümeye devam edeceklerini söyledi.

Emirates’in Sabiha Gökçen Havalimanına günlük sefer başlatması dolayısıyla İstanbul’a gelen Kazım, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Dubai başta olmak üzere Ortadoğu, Uzakdoğu ve Afrika’ya gitme konusunda yoğun talep aldıkları için Türkiye üzerinde ikinci bir uçuş noktasına sefer başlattıklarını ifade eden Kazım, “Dubai-İstanbul Atatürk Havalimanı rotasında haftada karşılıklı olarak 11 sefer düzenliyoruz. Koltuklarımızın tamamı dolu. Bu, Türkiye’nin bizim için ortaya koyduğu fırsatı gösteriyor. Sabiha Gökçen Havalimanına günlük sefer başlatmamız da bizim için çok önemli çünkü Atatürk Havalimanında Dubai-İstanbul seferleri konusunda bir sıkışma vardı. İkinci uçuş noktasıyla sıkışmayı aşmış oluyoruz. Bu, firmamıza yeni bir katma değer sağlayacak. Onun için çok iyimseriz” diye konuştu.

“Türkiye, Ortadoğu’daki operasyonlarımızın kalbi durumundadır” diyen Kazım, İstanbul’da çok başarılı bir organizasyon yürüttüklerini anlattı.

Kazım, “Türkiye’nin, 133 destinasyonumuzla çok iyi bağlantıları bulunuyor. Bu da bize buradan farklı yerlere ve başka bölgelerden de buraya yolcu taşıma olarak dönüyor. Özellikle İstanbul’un Anadolu Yakası’nda oturanlarla, Bursa, Kocaeli, Yalova gibi kentlerde ikamet edip de Dubai başta olmak üzere Ortadoğu ve Uzakdoğu’daki bazı noktalara gitmek isteyenler, artık Emirates’i daha fazla tercih edecekler” dedi.

Birçok havayolu şirketi küçülmeye giderken ve hatta bazıları iflasla karşı karşıya kalırken, Emirates’in sürekli büyümesinin sebeplerine değinen Kazım, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Her şeyin toplamı sayesinde büyüyoruz. Dubai, çok doğru bir merkez. Ürünümüz çok iyi. Hizmet kalitesi konusunda listenin üst sıralarında yer alıyoruz. Teknolojiye yatırım yapıyoruz. Airbus 380 gibi en sofistike uçakları kullanıyoruz. Geniş bir ağımız var. Ortadoğu’dan tutun Afrika’nın birçok noktasına uçuyoruz. Dünyanın pek çok noktasındaki trafiği Dubai’de toplayıp çok sayıda yere ulaşım sağlıyoruz. Bütün bu faktörleri topladığınızda ise büyüme ve başarı ortaya çıkıyor. Ayrıca çok esnek ve dinamik bir firmayız. Stratejimizi çok istikrarlı bir şekilde uyguluyoruz. Onun için lideriz.”

– 123 milyar dolarlık uçak siparişi  

Daha iyi hizmet vermek için 123 milyar dolarlık uçak siparişi verdiklerini dile getiren Kazım, büyümeyi petrol parasıyla değil, şirketin karlılıklarıyla başardıklarını söyledi.

Alınacak 260 uçaktan 27’sini 2016 yılında farklı rotalarda uçuracaklarını aktaran Kazım, şunları kaydetti:

“Emirates, kesinlikle sübvanse edilen bir şirket değildir. Devletten bir sent bile almıyoruz. 1985 yılında başladığımızda sadece 10 milyon dolar almıştık. Ardından kendi kendine yetebilen ve kazanan bir firma olma başarısı gösterdik. Sadece 1987 yılında zarar ettiğimizi açıkladık. Onun dışında hep kazandık, kazanıyoruz ve karlılığımız sürüyor. Yıllık karımız, 20 milyar doları buluyor. Dolayısıyla çok sağlam ve kendini kanıtlamış bir firmayız. Buradaki stratejimiz de şudur: 12 yıldan yaşlı uçakları filomuzda tutmuyoruz. Filomuzdaki uçakların yaş ortalaması da 6’dır. Onun için 260 adet uçak siparişi verdik. Yenileri faaliyete sokarken, eskileri filomuzdan çıkarıyoruz. Böylece hem teknolojik olarak yenileniyoruz hem de geleceğe yatırım yapıyoruz.”

– 170 destinasyon, 20 milyon yolcu

Emirates’in büyümeye ve karlı bir şirket olarak faaliyetlerine devam edeceğini vurgulayan Başkan Yardımcısı Adnan Kazım, “Önümüzdeki dönemde ağımızı genişleteceğiz. 2020 senesinde yani 5 yıl içerisinde Expo 2020 ile bağlantılı olarak 20 milyon yolcu ve 170 destinasyona ulaşacağız. Eğitim, teknoloji ve kaliteli hizmet anlamında lider olmaya devam edeceğiz. Dünyanın önde gelen havayolu şirketi olma unvanımızı koruyarak sürdüreceğiz. Şu anda uluslararası rotalarda 1 numarayız. Böyle kalmaya devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

Sabiha Gökçen Havalimanını ikinci uçuş noktası olarak seçmelerinde Türkiye-Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki olumlu diplomatik ilişkilerin ne ölçüde etkili olduğu konusundaki soruya Kazım, “Öncelikle biz, ticari bir havayolu şirketiyiz. Sabiha Gökçen Havalimanında günlük sefer başlatmamız, tamamıyla ticari bir kararın sonucudur. Biz, ticari kararları, siyasi değerlendirmelerle karıştırmayız. Bugün iki ülke arasında çok iyi ve sağlam ikili ilişkiler var. Bunu tabii ki çok takdir ediyoruz. Havayolu şirketi olarak da buna katkıda bulunuyoruz. Köprü görevi yapıyoruz ama aldığımız kararlar tamamıyla ticaridir” yanıtını verdi.

 

Ekonomi Servisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir