Ana Sayfa / Gündem / TÜİK: Revize milli geliri Haziran’da yayımlayacağız
Tuik-Birol-Aydemir

TÜİK: Revize milli geliri Haziran’da yayımlayacağız

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanı Birol Aydemir, milli gelir serisinde yapılacak ana revizyonun sonuçlarını haziran ayında yayımlamayı planladıklarını ifade ederek, “Yukarı doğru bir revizyon olacağını kesin söyleyebiliriz ama bunun ne kadar olacağını bilmiyoruz, çalışmalar devam ediyor” dedi.

Aydemir, düzenlediği basın toplantısında, TÜİK’in yeni dönem çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.

Yeni çalışmalarından İllerde Yaşam Endeksi’ni yarın yayımlayacaklarını ifade eden Aydemir, Milli Gelir Serisi Ana Revizyon Çalışması’nı haziranda paylaşmayı planladıklarını, Çok Boyutlu Yoksulluk Çalışması’nı da yıl sonunda açıklamayı düşündüklerini belirtti.

Geçen yıl 353 bülten yayımladıklarını dile getiren Aydemir, bu kapsamda 1 milyon 177 bin cevaplayıcı birime gittiklerini anlattı. Aydemir, istatistiklerde gerçeği yansıtmayan bir şey varsa bunun yanlış bir iş yapılmasından değil, verilen cevaplardan kaynaklandığını söyledi. Aydemir, Yaşam Memnuniyeti Anketi’ni bu yıl il düzeyinde yapacakları için gidilecek hane sayısının 120 bin artacağını, ulaşılacak cevaplayıcı birim sayısının da 1 milyon 400 bin civarında olmasını beklediklerini ifade etti.

Çalışmalarından 20’sinin yayımlanma zamanını öne çektiklerine değinen Aydemir, “Bazı verilerde dünyada ve Avrupa’da öncüyüz. Enflasyonu Avrupa’da bizden daha erken açıklayan yok. Ölüm nedeni istatistiklerinde dünyada bu yayımlama zamanına yaklaşan yok. Bunu teknoloji ve idari kayıtları daha iyi kullanarak başardık” diye konuştu.

İdari kayıtların kullanımının istatistik açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Aydemir, “Toplam istatistiklerimizin yüzde 44’ünü idari kayıtlardan toplayabiliyoruz. Bu kurumun idari kayıtlara erişiminin önünün daha da açılması, kurumların kayıtlarının belli standartlarda olması lazım. İdari kayıtları almak için o kadar çok yoruluyoruz ki aldığımızda tükenmiş oluyoruz, bitiyoruz. Bu verilerin bize düzenli gelmesi lazım” dedi.

– Kişisel verilerin korunması

Kişisel verilerin korunmasına yönelik düzenlemeye ilişkin görüşlerini de paylaşan Aydemir, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bizimle ilgili çok sıkıntı doğuracak kısımlar var. Şu haliyle yasalaşırsa istatistik üretimimiz ciddi oranda etkilenecek. İstatistiklerimizin yüzde 35’i, 3’te biri ya üretilemeyecek ya da veri kalitesi ve güvenilirliğinde çok ciddi sorun olacak. Yasa tasarısına göre bireysel veriler paylaşılamayacak. Ancak anonim hale getirilerek verilebilir diyor. Anonim hale getirmek bizim işimiz zaten. Anonim hale getirilmiş veri hiçbir işimize yaramaz bizim.

Bu durumda Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’ne göre açıkladığımız nüfusu, ölüm, doğum istatistiklerini açıklayamayız. Bunu defalarca gündeme getirdik, söyledik, gerekli yerlere her türlü yazışmayı defalarca yaptık ama sonuç alamadık. Alt komisyonda ikna etmeye çalışacağız.

Yasada bizim isteyeceğimiz şeylerin istisna olduğunun söylenmesi lazım ama onu söylemiyor. Hanehalkı istatistiklerinin tamamı tehlike altında. Bu kanuna dayalı olarak kişiler ‘ben durum paylaşmak istemiyorum’ derse biter. İş gücünden tutun bütün hanehalkı araştırmalarının tamamı biter.”

Veriye erişim yetkisi olmayan bir istatistik kurumu olamayacağını dile getiren Aydemir, düzenlemedeki olumsuzlukların alt komisyonda düzeltileceğine inandığını ve kişisel verilerin TÜİK tarafından işlenmesine olanak sağlanmasını talep ettiklerini söyledi.

– Nüfustaki “acayip” hareketlilikler 

Birol Aydemir, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’ne bakıldığında normal hareketin dışında nüfusta “acayip” hareketler tespit ettiklerini belirtti.

Belediyelerin nüfusa göre bütçeden pay alması dolayısıyla nüfusların bir anda “acayip” hareket etmeye başladığını anlatan Aydemir, diğer aylardaki nüfus hareketliliği sınırlıyken kasım ve aralık aylarında bu oranların çok yüksek oranlara ulaştığını ifade etti. Aydemir, “İlçenin yarı nüfusu kadar nüfusu aralık ayında kaydeden ilçeler var. Bunları tespit edip, uyarıyoruz, yazılar yazıyoruz, gerekli cezaların verilmesini talep ediyoruz. Cumartesi-pazar dahi çalışmışlar, kaydetmek için. O nüfusu kaydetmesi için cumartesi-pazar 24 saat çalışması lazım. Ocak-şubat ayında bu hareketin bir kısmı geri dönüyor. Başka belediyede yaşayanların alacağı parayı kendinize alıyorsunuz. İdari kayıt bir şekilde manipüle ediliyor. 12 ayda yapılan tescilin yüzde 87’sinin kasım, aralıkta yapıldığı örneklerle karşılaşıyoruz. Bu durum büyük illerden küçük illere ve küçük ilçelere oluyor, aynı ilde ilçeler arasında kaymalar oluyor” diye konuştu.

Aydemir, sistemin değiştirilerek kaynak tahsisinin aralık nüfusu yerine yıllık ortalama nüfusa göre yapılması ya da kişileri bir yıl içinde en fazla hangi merkezde kalmışlarsa o belediye nüfusunda sayma önerisinde bulundu.

– Suriyelilerin durumu

Suriyelilerin nüfusa dahil edilip edilmeyeceği konusunda da açıklamalarda bulunan Aydemir, kanuni düzenlemeyle 6 ay yerine 3 ay veya daha fazla süredir Türkiye’de oturan veya oturma niyetinde olan ve ikamet tezkeresi olan yabancıları nüfus içinde saydıklarını söyledi. Aydemir, “Bu sene nüfus konusunda yabancılarla ilgili kural bu. Dolayısıyla Suriyelilerin hepsi değil, çok çok az bir kısmı yazılabiliyor. Çünkü ikamet tezkereleri yok. Onlara geçici koruma verilmiş, geçici koruma da ikamet tezkeresi yerine geçmez diye açıkça yazılmış. Geçici korumayla gelen Suriyelileri nüfus içerisinde gösteremiyoruz. Kriterleri taşıyanların toplamı bahsedilen rakamların çok küçük bir bölümü. Belediye başkanları, valilerimiz işin peşinde ama bu haberden pek hoşlanmayacaklar. Uluslararası normlar ve mevzuat doğrultusunda hareket edeceğiz” dedi.

– Ekonomi açısından “devrim” niteliğinde

Birol Aydemir, milli gelir tespitinde yapılacak ana revizyona ilişkin, zaman zaman bu tür çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Yakın tarihte, 1987 ve 2008’de bu yönde düzenlemeler yapıldığını anımsatan Aydemir, bunların milli gelirde yüzde 35-38 civarında revizyon getirdiğini ifade etti.

Yeni ekonomik koşullar, metodolojik yenilikler ve kullanıcı ihtiyaçları doğrultusunda revizyon çalışması yaptıklarını anlatan Aydemir, “Revize milli geliri haziran ayında yayımlamayı planlıyoruz. Haziran ayında 2016’nın ilk çeyreğini yeni sisteme göre yayınlayacağız. Çok büyük aksilikle karşılaşmazsak bu revizyonları yapacağız” diye konuştu.

Mevcut durumda dönemlik milli gelirler açıklandığını ancak bunun yanında yıllık hesaplara dayalı dönemliklerden bağımsız ayrı bir milli gelir hesaplanması gerektiğini vurgulayan Aydemir, şunları kaydetti:

“Yıllığı bugüne kadar hesaplayamıyorduk. Artık bu yıldan itibaren yıllığı hesaplayabilir hale geliyoruz. Dönemliklerle yıllık bağımsız veriler arasında bir fark oluyor mu, oluyor. Yıllık milli gelir yayımlandığında dönemliklerde çıkacak farklılıklar revize edilecek. Artık milli gelirle ilgili istatistiklerimizde Avrupa ülkeleri, gelişmiş ülkeler ne yapıyorsa aynısı yapacağız.

Haziran 2016’da yeni milli gelire göre dönemliği, 2009-2014 arasındaki yıllıkla dağılmış milli geliri açıklayacağız. 2015 yıllık milli gelirini verilerin kesinleşmesiyle 10 Eylül’de açıklayacağız. Artık gelir yöntemiyle milli geliri her yıl açıklayacağız. Bölgesel ve il düzeyinde milli geliri tespit edeceğiz. Kurumsal hesaplardan finansal hesaplara kadar, cari açıktaki deliğe kadar ekonominin bülten genel dengesindeki bütün hesaplar tek tek açıklanacak.

Hanehalkının, genel yönetimin, mali şirketlerin tasarrufunu, yatırımını bileceğiz. Bu ekonomi yönetimi ve politikaları için çok önemli bir eksikliği giderecek. Bizim için devrim niteliğinde bir çalışma.”

– Türkiye’nin yeri nasıl etkilenecek?

Aydemir, çalışmaların planlanan şekilde devam etmesi halinde belirledikleri takvime bağlı olarak söz konusu istatistikleri açıklayacaklarını belirtti.

Revizyonun milli gelire yansıması ve Türkiye’nin bu alanda ilk 10’a girip giremeyeceğinin sorulması üzerine Aydemir, sözlerini şöyle bitirdi:

“Türkiye şu anda 17. sırada 1-2’sini geçme ihtimalimiz var, başkası yok. Çünkü sonra uçurum var. Öyle kapanmaz. Revizyon yaptığımız için yukarı çıkacağız ama öyle çok yukarılara çıkma ihtimalimiz yok. Arada uçurum var çünkü. Revizyonlar hep yukarı doğru oluyor. Artık bundan sonra böyle yüzde 30-35’lik artışlar olmayacak. Bunu her yıl yapacağız. Her yıl dönemlikleri de revize edeceğimiz için kümülatif revizyon yıllara yayılacak. Yeni veriler geliyor, kayıt dışılık azalıyor, teknolojiyi daha iyi kullanıyoruz. Bunu sağlayınca milli gelirimiz de artıyor. Yukarı doğru bir revizyon olacağını kesin söyleyebiliriz ama bunun ne kadar olacağını bilmiyoruz, çalışmalar devam ediyor.”

 

 

Ekonomi Servisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir