Ana Sayfa / Finans / SPK Başkanı: Portföy yönetimi 100 milyar lirayı geçti
Vahdettin-Ertas-SPK-Baskani

SPK Başkanı: Portföy yönetimi 100 milyar lirayı geçti

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Dr. Vahdettin Ertaş, “Övünerek ifade etmem gerekir ki ülkemizde bugüne kadar hiçbir kurumsal yatırımcı fiyat riski dışında bir riske maruz kalmamış, hiçbir kurumsal yatırımcımız iflas etmemiş, kamudan yardım talebinde bulunmamıştır” dedi.

SPK iş birliğiyle Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği (TKYD) tarafından portföy yönetimi sektörünün 100 milyar liraya ulaşması ve Türkiye ekonomisine katkılarına yönelik toplantıda konuşan Ertaş, portföy yönetim şirketlerinin yönettikleri portföy büyüklüğünün 15 Kasım 2015 tarihinde 100 milyar lirayı geçtiği bilgisini verdi.

“Övünerek ifade etmem gerekir ki ülkemizde bugüne kadar hiçbir kurumsal yatırımcı fiyat riski dışında bir riske maruz kalmamış, hiçbir kurumsal yatırımcımız iflas etmemiş, kamudan yardım talebinde bulunmamıştır” diyen Ertaş, bu noktada kurumsal yatırımcı sektörünün ülke potansiyeline göre henüz arzu edilen düzeyde olmadığına işaret etti.

Ertaş, özellikle tasarruf oranının düşüklüğü ve finansal okuryazarlık düzeyi yetersizliğinin, bu nedenle de sınırlı miktarlardaki birikimlerin altın ve döviz gibi ekonomiye katkısı olmayan alanlarda değerlendirilmesi alışkanlığının, sektörün gelişiminin önündeki engellerden bazıları olduğunu söyledi.

Son yıllarda hükümetin attığı 2 temel adımın, sektörün gelişiminin önünü açtığını belirten Ertaş, şöyle devam etti:

“Bunlardan birincisi; 2003 yılında faaliyete geçen bireysel emeklilik sisteminde 2013 yılı başında getirilen yeni teşvik sistemidir. Bir başka ifadeyle, ödenen primlerin vergi matrahından indirilmesi yöntemi yerine, yüzde 25 kamu katkısına geçilmesi, sektörün önünü açan önemli bir adım olmuştur. İkincisi de 2012 yılının son gününde yasalaşan yeni Sermaye Piyasası Kanunu ve bu kanuna dayanarak 2014 yılı ortalarında yürürlüğe koyduğumuz AB standartlarında portföy yönetim şirketlerinin önünü açan düzenlemelerdir.”

Bu düzenlemelerle İstanbul Uluslararası Finans Merkezi projesi kapsamında kolektif yatırım kuruluşlarının ve portföy yönetim sektörünün uluslararası alanda rekabet edebilecek hukuki altyapıya kavuşmasının sağlandığını anlatan Ertaş, yeni düzenlemelerle banka ve aracı kurumlar tarafından bir yan faaliyet olarak sürdürülen eski sistemin sonlandırıldığını, AB uygulamalarına uyumlu olarak yatırım fonlarının kuruculuğunun portföy yönetim şirketlerine verildiğini, böylece sektöre yeni yerli ve küresel yatırımcıların girişinin önünün açıldığını kaydetti.

Yeni kanunla getirilen yeniliklerden birisinin de portföy yönetim şirketlerinin hizmet verdiği müşterilerin varlıklarının, kurulca yetkilendirilmiş bir portföy saklama kuruluşunda saklanmasının zorunlu kılınması olduğunu anımsatan Ertaş, bu suretle yatırımcı varlıklarının korunmasının en üst düzeyde sağlandığını ve yatırımcı güveninin artırıldığını dile getirdi.

Atılan adımların meyvelerini henüz iki yıllık süre dolmadan hızlı bir şekilde almaya başladıklarını söyleyen Ertaş,  25 yılda gelinen yolu iki yıl dolmadan geçtiklerini vurguladı.

“Katılım fonları büyüklüğü 2 milyar lira”

Vahdettin Ertaş, 2013 yılı başında 20 milyar TL olan BES fonlarının büyüklüğünün Kasım 2015 sonu itibarıyla 47 milyar TL’ye, katılımcı sayısının da 5,9 milyon kişiye ulaştığını ifade etti.

Yatırım fonlarının toplam tutarının kasım sonu itibarıyla 40 milyar liraya ve yatırımcı sayısının 3 milyona yükseldiğini belirten Ertaş, bireysel yatırımcılarla birlikte portföy yönetim şirketlerinin yönettiği toplam tasarruf tutarının bugün itibarıyla 100 milyar lirayı aştığını kaydetti.

Ertaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu rakamların anlamı, yıllık yüzde 30 civarında büyüme, 8,9 milyon kişinin BES ya da yatırım fonları aracılığı ile sermaye piyasalarının içinde olduğu, bu kişilerin 100 milyarı aşan birikimlerinin 46 portföy yönetim şirketi tarafından yönetildiğidir. 100 milyarlık birikimin yaklaşık yüzde 45’i kamu borçlanma araçlarında, yüzde 55’i de özel sektör şirketlerimiz tarafından çıkarılan tahvil, bono, sukuk ve hisse senetleri gibi alanlarda değerlendirilmektedir.

Bir başka ifadeyle, 8,9 milyon yatırımcımızın birikiminin 45 milyar lirası kamuya, 55 milyar lirası da özel sektör firmalarımıza kaynak olarak aktarılmış, bu suretle ülkemizin büyümesine, tasarrufumuzun artmasına, cari açığımızın azalmasına ve geleceğe daha güvenle bakmamıza katkı sağlanmıştır.”

Son dönemde emeklilik yatırım fonlarının gelişiminde, faizsiz yatırım araçlarını tercih eden yatırımcılara hizmet eden katılım fonlarının kuruluşuna imkan sağlayan düzenlemenin de sektörün büyümesine ivme kattığını vurgulayan Ertaş, son durum itibarıyla toplam 35 adet faizsiz emeklilik yatırım fonunun, kurulun onayı ile kurularak yatırımcılara sunulduğu bilgisini verdi.

Ertaş, kasım sonu itibarıyla katılım fonlarının toplam büyüklüğünün 2 milyar liraya, katılımcı sayısı da 500 bin kişiye ulaştığını aktardı.

 

Portföy yönetiminin uluslararası bilgi ve deneyim gerektiren bir meslek olduğunu söyleyen Ertaş, sektörü daha ileri taşıyabilmek için yetişmiş iş gücü sayısının artırılmasının kaçınılmaz bir ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Ertaş, bunun yanında yurt dışında yönetilen yerli ve küresel tasarrufların fon yönetim merkezi olarak İstanbul’a taşınmasının, portföy yönetim şirketlerinin uluslararası alanda rekabet edebilecek bir organizasyona, yurt dışında fon kurup yönetebilecek “know-how”a ve mesleki yeterliliğe sahip olmalarının, sadece lokal tasarrufların değil küresel tasarrufları da yönetmeye hazır olmalarının, İstanbul Finans Merkezi Projesi’nin gerçekleşmesi için hayati öneme haiz olduğunu dile getirdi.

Sermaye piyasalarının, riskleri kadar fırsatları da bünyesinde barındıran bir sektör olduğunu belirten Ertaş, “Riskleri yönetmek, fırsatları yatırımcılara sunmak konusunda portföy yöneticilerine büyük bir görev düşüyor. Bunu sağlayabildiğimiz ölçüde sektörümüzün büyümesi de hızlanacaktır” dedi.

Ertaş, sektörün 2023 yılına kadar ortalama yüzde 20 büyütülmesi durumunda 430 milyar TL’lik, yüzde 24 büyütülmesi halinde  569 milyar TL’lik bir portföy büyüklüğüne ulaşmanın mümkün olabileceğini söyledi.

Bu rakamlara ulaşıldığı gün Türkiye’nin cari açık sorununun azalmış, şirketlerin tahvil, bono, hisse senedi gibi sermaye piyasası araçları ile çok daha kolay ve düşük maliyetle fon sağlayabildikleri bir finans sistemine sahip olmuş olacağını ifade eden Ertaş, “İnşallah birkaç yıl içinde bu hedeflerimizi gerçekleştireceğiz” değerlendirmesini yaptı.

– “TEFAS’ta 10 ayda gerçekleştirilen işlem hacmi 11 milyar lirayı aştı”

Geçen yıl haziran ayında Başbakanlık Genelgesi olarak yayınlanan Finansal Erişim, Finansal Eğitim, Finansal Tüketicinin Korunması Stratejisi ve Eylem Planı kapsamında bir dizi çalışmanın içerisinde oldukları bilgisini veren Ertaş, bu çalışmaların birisinin de bu yıl 9 Ocak’ta hayata geçirdikleri Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu (TEFAS) olduğunu aktardı.

Ertaş, TEFAS’ın Türkiye’deki özel fon gibi bazı fon türleri hariç tüm yatırım fonlarına erişim imkanı sağlayan elektronik bir platform olduğunu ifade etti.

TEFAS’la birlikte yatırımcılara tüm kurucuların fonlarına tek bir hesaptan erişebilme imkanı sağladıklarına dikkati çeken Ertaş, bu özelliğiyle TEFAS’ın sektörde rekabeti ve performansı teşvik ettiği, portföy yönetim şirketleri için de fonlarını daha geniş yatırımcı kitlelerine sunabilme imkanı sağladığını kaydetti.

Bilgiye ve fona erişimi kolaylaştıran bu platformda, mevcut durumda 262 yatırım fonu işlem gördüğünü belirten Ertaş, bugüne kadar birkaç gazete haberi dışında hiçbir tanıtım yapmadan ilk 10 ayda platformda gerçekleştirilen işlem hacminin 11 milyar lirayı aştığını söyledi.

Vahdettin Ertaş, gelecek günlerde farkındalık oluşturmaya yönelik tanıtım çabalarıyla birlikte işlem hacminin hızla artacağına ve sektörün büyümesine katkı sağlayacağına inandıklarını dile getirdi.

Yatırım ortaklıkları hakkında da bilgi veren Ertaş, temel olarak gayrimenkul ve girişim sermayesi alanlarında faaliyet gösteren ve çoğunlukla borsada işlem gören bu ortaklıkların aktif toplamının 50 milyar lirayı geçtiğini söyledi.

Türkiye’deki yatırım fon ve ortaklıklarına ilişkin rakamları bir araya getirildiğinde 50 milyarlık bir kaynaktan bahsedildiğini ifade eden Ertaş, “2014 yılında ilk düzenlemesini yaptığımız gayrimenkul ve girişim sermayesi yatırım fonları ile ilk alt yapı gayrimenkul yatırım ortaklığına (GYO)  geçtiğimiz ekim ve kasım aylarında izin verdik. Yapılan düzenlemeler hayata geçirildikçe ürün çeşitliliği artacak, sektörel büyüme için zemin oluşacaktır” diye konuştu.

Portföy yönetim sektörü tarafından yönetilen aktif büyüklüğünün 2014 yılı sonunda Avrupa’da 19 trilyon avro, Amerika’da 23 trilyon dolar olduğunu belirten Ertaş, bu rakamlar göz önününe alındığında, kat edilmesi gereken uzun bir yol olduğuna işaret etti.

Ekonomi Servisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir