Ana Sayfa / Sivil Toplum / SETA:Cari açığında düşmesiyle büyüme hız kazanacak
Sivil-Toplum-Kurulusu

SETA:Cari açığında düşmesiyle büyüme hız kazanacak

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmacıları Vakfı (SETA) Ekonomi Araştırmacısı Prof. Dr. Erdal Tanas Karagöl, “2011’de cari açığın yükselmesiyle büyüme frenlenmişti. Şimdi büyüme trendine yeniden girildi. Cari açığın da düşmesiyle bundan sonraki dönemde daha yüksek büyüme rakamları için alan açılıyor” dedi.

Karagöl, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) açıkladığı 2015 yılı büyüme rakamlarına ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin, etrafındaki jeopolitik riskler ve geçen yıl geçirdiği 2 seçime rağmen 2009’un son çeyreğinden itibaren aralıksız 25 çeyrektir büyüdüğünü, bunun da büyük önem arz ettiğini söyledi. Türkiye’nin büyüme rakamlarıyla G20 ülkeleri içerisinde 4’üncü sırada yer aldığını anlatan Karagöl, “2011’de cari açığın yükselmesiyle büyüme frenlenmişti. Şimdi büyüme trendine yeniden girildi. Cari açığın da düşmesiyle bundan sonraki dönemde daha yüksek büyüme rakamları için alan açılıyor” diye konuştu.

Türkiye’nin dış ticaretinde son dönemde bir daralma görüldüğünü anımsatan Karagöl, şunları kaydetti:

“İhracatta azalma var, ihracatın katkısı olsa daha yüksek büyümeden bahsedebilecektik. Bütün bunlara rağmen yüzde 4’lük büyüme Türkiye ekonomisi için önemli bir performans. Ekonomi kuruluşları rakamları aşağı doğru revize ediyorlardı ama her çeyrekte daha büyük bir büyüme rakamı gördük. Son çeyrekteki 5,7 oranı çok önemli. Geçen yılki iki seçim ve içerideki koşullara rağmen tahminlerin üzerinde büyüme olması önemli. Sanayi üretim endekslerinde bir işaret vardı, bu endeksler büyümenin öncü göstergeleriydi.”

Karagöl, reformların hayata geçirilmesi ve AB’deki parasal genişlemeye bağlı olarak ihracatta artış görülmesiyle bu yıl yüzde 4,5’lik büyüme hedefinin üzerine çıkılabileceğini bildirdi. Ekonomik büyümedeki artışa rağmen kurlardaki değişim nedeniyle kişi başına milli gelirin düşüş gösterdiğini de hatırlatan Karagöl, “Bu rakamın 10 bin doların üzerine çıkılması önemli, çünkü 10 bin dolar psikolojik nokta. Bu patinajdan Türkiye’nin bir an önce çıkması gerekiyor. Reformların hayata geçirilmesi, katma değerli ve Ar-Ge değeri yüksek ihracatın artırılmasıyla Türkiye ekonomisini temsil eden, ülkenin yüksek gelirli ülkeler arasına girmesinde önem taşıyan bu rakam artacaktır” değerlendirmelerinde bulundu.

– “Ekonominin krize dönüşme riskine karşı tamponları var”

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Toprak ise Türkiye’nin büyümesinin önemli ölçüde yurt içi talebe dayandığını, yurt dışı talebin etkisinden bahsedilemeyeceğini söyledi.

Asgari ücret ve hükümetin telafi edici harcamalarının büyümeye imkan verdiğini ifade eden Toprak, “Bu verimlilik artışı, teknolojik gelişme sonucu oluşmuş bir büyüme değil. Bütün dünyanın krizde olduğu bir dönemde Türkiye’deki politika yapıcıların basiretli tavırlarıyla ekonominin dar boğaza girmesi önlendi. Bunu sağlayan kamu harcamaları ve telafi edici maliye politikası araçları oldu. Ancak bunun da maliyeti var. Bu, hedefin üstünde gerçekleşen enflasyon ve fiyat dalgalanmaları olarak karşımıza çıkıyor” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin en büyük dış avantajının enerji ithalat fiyatlarındaki düşüş olduğuna dikkati çeken Toprak, şöyle devam etti:

“Türkiye’nin henüz orta gelir bariyerini aşmaya yakın olduğunu söyleyemeyiz. Avantajımız finansal sektör sermaye yeterliliği açısından gerekli rakama sahip. Özel sektörün yurt dışı yükümlülükleri yönetilebilir düzeyde ve takipteki alacaklarımız çok yüksek düzeyde değil. Bütün bunlar Türkiye ekonomisinin yapısal olarak kırılgan olmadığını, bir krize dönüşme riskine karşı tamponlarının olduğunu gösteriyor. IMF de bu tespitleri önemli ölçüde yaptı ve yapısal reformların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye yeni ve yenilenmiş bir vizyonla 13 sene önceki o şevkini yeniden yakalarsa büyüme rakamlarını artırabilir.”

İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Yülek, 2015 yılı son çeyreğinde yüzde 5,7’lik büyümenin yüksek olduğunu ve sanayi üretim rakamları başta olmak üzere gelen öncü rakamlardan yüksek büyümenin beklendiğini vurguladı. Yülek, “Ancak gerçekleşme, beklentilerin de üzerinde oldu. Bunun sayesinde 2015 büyümesi de yüzde 4’e ulaştı. Harcama tarafından bakıldığında büyümenin, son çeyrekte daha da yükselen iç tüketim, kamu tüketimi ve yatırımlar sayesinde gerçekleştiği görülüyor. Düşen ihracat bu kalemin etkisini negatif hale getirirken, kısılan ithalat pozitif büyüme etkisi oluşturdu” ifadelerini kullandı.

 

 

AA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir