Ana Sayfa / Enerji / Sabancı: Liberalleşme ve serbest piyasadan vazgeçemeyiz
Guler-Sabanci

Sabancı: Liberalleşme ve serbest piyasadan vazgeçemeyiz

Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, “Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji alanında yapılması gereken atılımın yanı sıra enerji teknolojileri ile sağlanacak gelişmelerle enerji sektörünü, iklim değişikliğinin nedeni değil çözümü olma noktasına getirebiliriz” dedi.

Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ile Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) iş birliğinde, “Paris İklim Zirvesi Ardından Dünya Enerji ve İklim Görünümü” başlıklı bir toplantı düzenlendi.

Burada konuşan Sabancı, Paris Anlaşması’nın dünyanın geleceği için çok önemli bir dönüm noktası olduğunu, enerji sektörünün, iklim anlaşmasının tam merkezinde yer aldığını söyledi.

Dünya enerji sektörünün, Paris’ten verilen mesajları aldığını ve çözümün bir parçası olmaya hazır durumda bulunduğunu belirten Sabancı, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji alanında yapılması gereken atılımın yanı sıra enerji teknolojileri ve sağlanacak gelişmelerle enerji sektörünü, iklim değişikliğinin nedeni değil çözümü olma noktasına getirebileceklerini vurguladı. Sabancı, tüm dünya ülkelerinin birlikte hareket ederek, enerji sektöründe sürdürülebilirliği sağlayacak dönüşümün üzerinde çalışması gerektiğinin altını çizdi.

Sürdürülebilir bir dünyanın ancak bu şekilde gelecek nesillere aktarılabileceğine dikkati çeken Sabancı, şöyle devam etti:”Bugünün dünyasında çok çarpıcı küresel trendleri beraber izliyoruz. Kentleşme, dijitalleşme ve elektrifikasyon enerjinin yaşamsal önemini daha da artırıyor. Enerji, toplumların yaşam kalitesi ve ekonomilerin sağlıklı işleyişi bakımından stratejik önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde rekabetçilik, verimlilik, teknoloji ve inovasyon konularının enerjide başarılı bir dönüşümün ana unsurları olacağını öngörüyoruz. Enerjide tüketicinin rolü ve önemi artıyor. Tüketiciyi işin odağına alan yeni iş modelleri uygulanmalı.Paris Anlaşması’yla çizilen yolun, enerji sektörünün daha sürdürülebilir bir niteliğe ulaşabilmesinde rolü büyük olacak görünüyor. Teknolojiyi üretenlerin, enerji sektörü, üniversiteler ve kamunun daha yakın çalışmasının gerekliliği ortaya çıkıyor.”

– “Liberalleşme ve serbest piyasadan vazgeçemeyiz”

Sabancı Üniversitesi bünyesinde IICEC’nin kuruluşunda da bu anlayışla yola çıktıklarını anlatan Sabancı, seçkin bölgesel ve global oyuncuların da katılımıyla IICEC’in önemli bir platform haline geldiğini aktardı.

Sabancı, IICEC’nin bugün enerji ve iklim konularında nesnel ve kaliteli araştırmalar üretilmesi, bölgede ve dünyada enerjide sürdürülebilir geleceğe yönelik çözümlerin geliştirilmesi hedefiyle çalışmalarını sürdürdüğünü vurguladı.

Türkiye’ye bakıldığında ise elektrik ve doğalgaz sektörlerinin toplamda 100 milyar liraya yaklaşan pazar büyüklüğüyle son 10 yılda pek çok kritik sektörden daha önde bir konuma geldiğini söyleyen Sabancı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) liderliğinde elektrik piyasasının serbestleştirilmesinde çok önemli adımlar atıldığını dile getirdi.

Sabancı, şunları kaydetti:

“Özel sektör tarafından çok önemli yatırımlar yapıldı. Son 10 yılda Türkiye kurulu gücü yaklaşık 2 kat arttı. Sadece elektrik sektörüne 2000’li yılların başından beri yaklaşık 75 milyar dolarlık yatırım yapıldı. Bunların 52 milyar doları yeni yatırım olarak gerçekleşti. Bu dönemde çeşitli üretim özelleştirilmeleri de gerçekleştirildi. Dağıtım özelleştirilmeleri tamamlandı. Dağıtımda 2016-2020 yıllarını kapsayan yeni tarife döneminin esasları belli oldu. Liberalleşme ve serbest piyasadan vazgeçemeyiz. Perakende liberalleşmesinde arzu edilen seviyede olmamakla birlikte bazı gelişmeler kaydedildi.

Önümüzdeki günlerde liberalleşme adımlarını hızlandırarak daha da ileri taşımalıyız. Tüketici lehine olan bir piyasaya daha fazla işlerlik kazandırmalıyız. Bunu sağlamak üzere enerji piyasamızda düzenleyici çerçeveyi, piyasanın rekabetçiliğini, şeffaflığını ve öngörülebilirliğini artıracak şekilde güçlendirmeliyiz. İçinde bulunduğumuz arz fazlası ve düşük enerji fiyatları dönemini bu yönde atılacak cesaretli adımlar için bir fırsat olarak değerlendiriyoruz.”

Sabancı, Türkiye’de de çapraz sübvansiyonun her şekilde enerji verimliliği potansiyelinin değerlendirilmesinde çok büyük bir engel olduğunu ifade etti.

Bu durumun, ekonomik verimliliğin iyileştirilmesinin önüne geçtiğini aktaran Sabancı, tüm tüketici ve ekonominin lehine olacak maliyet esaslı fiyatlandırmaya mutlaka işlerlik kazandırılması gerektiğini vurguladı.

Sabancı, Türkiye’nin yerli yenilenebilir enerji kaynakları ve büyük bir enerji verimliliği potansiyeline dikkati çekti.

Bunları daha etkin şekilde değerlendirmek için yeni teknolojiler, regülasyonlar ve iş modellerini hayata geçirmenin önemine değinen Sabancı, “Bunun için hep beraber, üniversitelerle de beraber el ele çalışmalıyız. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile EPDK’nın bu yöndeki çalışmalarının, enerji sektörünün ülkemizdeki ekonomik ve sosyal büyümeyi destekleyecek şekilde gelişimi bakımından önemli olduğunu düşünüyorum. Paris Anlaşması kapsamında ülkemizin statüsüne yönelik belirsizliğin giderilmesi girişimlerinin sürdürülmesinin de aynı derecede büyük önem taşıdığını düşünüyorum” görüşünü de paylaştı.

 

 

Ekonomi Servisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir