Ana Sayfa / Sivil Toplum / Mücevherde İran’la “altın” fırsat
Altin-kulce

Mücevherde İran’la “altın” fırsat

İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri (İMMİB) Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Ayhan Güner, İran’ın, Türkiye mücevher sektörü için en önemli pazar olduğunu, hem külçe altın hem de ürün olarak en yüksek altın alımını yaptığını belirterek, “Daha katma değeri yüksek ürünlerin de ihracatının yapılabilmesiyle mevcut ihracat rakamının yüzde 20 civarında yükseleceği öngörülebilir” dedi.

Güner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2014 ihracat rakamlarına göre Türkiye’den İran’a en çok ihracatı 932 milyon dolarla mücevher sektörünün gerçekleştirdiğini, geçen yıl sonunda ise 881 milyon dolarla sektörünün söz konusu ülkeye ihracatta yine ilk sırada yer aldığını kaydetti.

İran ile ilgili bir değişimde olumlu veya olumsuz en çok mücevher sektörünün etkileneceğini belirten Güner, bu nedenle ambargo sonrası İran’a yönelik bir risk analizi yapılacaksa bunun en önemli belirleyicisinin mücevher sektörü olması gerektiğine işaret etti. Güner, “İran ile nükleer müzakereler başlangıç noktasındayken ve bölgesel politik krizler henüz yaşanmamışken 2012’de şöyle bir değerlendirmede bulunmuştum: İran’a yatırım yapacak firmalarımızın risk faktörünü de göz ardı etmemeleri gerekiyor. Zira bugün ABD ve AB ile ilişkilerini geliştirerek bu gelişmeye neden olan İran’ın bu konudaki kararlılığını ve istikrarı ne kadar sürdürebileceğini de hesaba katmak gerekiyor” diye konuştu.

Suriye konusunda Türkiye ile İran’ın fikir ayrılığı ile jeopolitik risklerin ekonomi üzerinde etkili olabileceğini ifade eden Güner, ambargoların kalkmasının, enerji, finans, altyapı ve inşaat sektörlerini hareketlendirme potansiyeli taşıdığını söyledi. Türk yatırımcıların hızlı davranarak bu potansiyeli fırsata çevirebileceklerini anlatan Güner, altın takı üretim kapasitesiyle İran’ın ciddi bir rakip haline gelebileceğini belirtti.

Güner, “Dünyanın en büyük 3. mücevher sektörü olarak sahip olduğumuz üretim kapasitesi, başta montür (çeşitli takılarda taşın yerleştirildiği çerçeve) olmak üzere güçlü sanayi ve elbette kültürel ve coğrafi yakınlık nedeniyle sektörümüz bu gelişmeden olumlu etkilenebilir. İran’a yaptırımlar hemen sıfırlanmayacak özellikle finans akışında zorluklar devam edecektir. Halkbank, İran ile ödemelerde aracı olursa ve bir şekilde finans akışı sağlanırsa sadece mücevher değil bütün sektörlerin İran’a ihracatı bu geçiş döneminde ikiye katlanacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

– “Kültürler benzer, takılar yüksek beğeni toplar”

Ayhan Güner, Türkiye’nin altın rafinerilerinin dünya çapında başarılı operasyonlara imza attığını, ayrıca İran kuyumculuk sektörünün ihtiyaç duyduğu uluslararası geçerlilikte külçe altını Türkiye’den temin edebileceğini belirterek, altın takı tüketimi bakımından iki ülke kültürlerinin birbirine çok yakın olduğunu, bu nedenle Türkiye’deki kuyumcuların ürettiği altın takıların İran’da daha yüksek beğeni toplayacağını söyledi. Güner, şunları kaydetti:

“Bir sorun yaşanmadığı takdirde İran, Türkiye mücevher sektörü için en önemli pazardır. İran, Türkiye’den hem külçe altın hem de ürün olarak en yüksek altın alımını yapan ülke. Ancak İran pazarına daha iyi vakıf olmak, o pazara özel üretim gerçekleştirmek gibi pek çok mesafenin aşılması gerekiyor. Daha katma değeri yüksek ürünlerin de ihracatının yapılabilmesiyle beraber mevcut ihracat rakamının yüzde 20 civarında yükseleceği öngörülebilir. Ancak tabii ki bunda pek çok etkenin devrede olacağını anımsatmaya gerek yok, en önemlisi altın fiyatları ve bölgesel istikrar. Yoksa Türk mücevher sektörü İran pazarı tarafından çok beğenilecek ve talep edilecektir.”

TİM verilerine göre mücevher sektörünün 2015’te en çok ihracat (dolar) yaptığı beş ülke şöyle:

Ülke              2015
İran 881.311.530
Birleşik Arap Emirlikleri 527.684.840
Irak 171.173.700
Birleşik Devletler 150.393.780
Hong Kong 68.547.480

 

Ekonomi Servisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir