Ana Sayfa / Finans / Merkez Bankası Başkanı Başçı soruları yanıtladı
Erdem-Basci-Merkez

Merkez Bankası Başkanı Başçı soruları yanıtladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Erdem Başçı, aktif bir iletişim politikasıyla araçlarının doğru kombinasyonunu bulduklarına herkesi ikna edeceklerini, o şekilde bu küresel türbülans döneminden enflasyonu ve ekonomiyi en az etkiyle geçireceklerini belirterek, “Gördüğünüz gibi küresel şartlar normal değil. O yüzden bizim de biraz sofistike olmamız gerekiyor ve o sofistikasyonun işe yarayacağını göreceksiniz, hep birlikte bunu göreceğiz” dedi.

Başçı, “Enflasyon Raporu 2016-I” başlıklı raporun tanıtımı amacıyla TCMB Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantının ardından soruları yanıtladı. Başçı, sadeleştirmeye ilişkin soru üzerine, temmuz ayındaki Enflasyon Raporu’ndan sonra hep aynı mesajı verdiklerini, bu bağlamda ABD Merkez Bankasının (Fed) politika normalleşmesinin sorunsuz başlamasının iyi bir şey olacağını belirttiklerini anımsattı. Bu senaryonun iyi olduğunu ve normallik duygusu verdiğini belirten Başçı, öte yandan oynaklığın düşük olduğu dönemde faiz koridorunu etkili bir araç olarak kullandıklarını anlattı.

Erdem Başçı, Fed’in adımına kadar heyecanlı aylar geçtiğini ve ilk adımdan sonra sakin bir girişle aralık ayının sonuna kadar gelindiğini belirterek, şöyle konuştu:

“Fakat bu defa Çin’den kaynaklanan bir şekilde oynaklıklar gözlemledik. Ocak ayının başlarından itibaren dünya borsalarındaki düşüşe bakarsanız eşi benzeri görülmemiş derecede ciddi bir düşüş var. Böyle bir dönemde Türkiye’de ne işe yarıyorsa onun kullanılması gerekiyor. Dolayısıyla bu elimizdeki değerli aracı şu anda muhafaza etmek istiyoruz. Fakat bununla da yetinmiyoruz. İlave politik araçları da birer birer devreye alıyoruz. Onlar da oynaklığı düşürücü yönde etki gösteriyor. Bunlardan bir tanesi rezerv opsiyonu mekanizması ki otomatik dengeleyici özelliğiyle Türk Lirası’ndaki oynaklığı yumuşatıcı bir etki yapıyor. Ona benzer yeni araçlarımız var.”
“Değerli araçların” da kullanılmaya başlandığını, bunun dengeleyici yönde etki ettiğini söyleyen Başçı, “Gerekiyorsa birden fazla araçla, hepsinin birden enflasyonu düşürücü yönde kullanılması ihtiyacı var şu anda” ifadelerini kullandı.

– “Çin’den gelen dalgaya karşı konuyu daha dikkatli şekilde ele almak gerekecek”

“Enflasyon raporlarındaki sürelerde 18-24 ay yerine tedrici yönde bir düzenlemeye gidilmesinin bir hedef değişikliği yönünde yorumlanıp yorumlanmayacağı” sorusuna Başçı, şu yanıtı verdi:
“Şimdi neden değil sorusunun cevabı çok basit: ücretler politikası ve asgari ücret temelde. Dolayısıyla yönetilen yönlendirilen fiyat ayarlamalarıyla birlikte burada yüzde 7,5 gibi bizim de altında kalmayı daha çok arzu edebileceğimiz bir projeksiyon verdik. Yıl sonunda yüzde 7,5’in altında kalmak için bir şans görüyor musunuz? Biz bunu yapabilmek durumundayız. Eğer enflasyondaki düşüşü başlatamazsak, bu Türkiye’yi çok daha kötü bir dengeye doğru götürebilir. Onun için elimizde ne varsa, hangi araç varsa o aracı enflasyonu düşürücü yönde kullanmamız gerekiyor.”

Erdem Başçı, “Para politikasının mevcut enflasyonu aşağı yönlü çekecek güçte olduğunu uzun zamandır söylüyorsunuz ama çekirdek enflasyon 9,5. Acaba bu farklılığı nasıl yorumlamak gerekiyor?” şeklinde soruya karşılık da kredi büyümesi açısından para politikasının yeterince sıkı olduğunu ve bu yönden herhangi bir risk görmediklerini söyledi. Döviz kurları açısından ise iki ayrı Çin şoku yaşandığını belirten Başçı, “Ocak başında başlayan, yine Çin’den gelen dalgaya karşı da biraz daha konuyu daha dikkatli şekilde ele almak gerekecek. Onun için de bizim Kurul’da ele aldığımız konu şuydu: Emtia fiyatlarında yüzde 3’lük bir düşüş paranız biraz değer kaybetse bile enflasyonu düşürücü etki yapabiliyor. Ama biz yine de paramızın istikrarlı seyretmesini istiyoruz” diye konuştu.

Bu dönemde Merkez bankalarının “parasının alım gücünü koruyabilen ve fiyat istikrarına ulaşan merkez bankaları” ve “fiyat istikrarından uzaklaşan merkez bankaları” olarak ayrışacağına işaret eden Başçı, optimal (en uygun) politika kombinasyonunu bulmak zorunda olduklarını, krediler tarafında bir sorun olmadığını ama döviz kurlarının nispeten daha istikrarlı seyretmesi gerektiğini vurguladı.

– “Döviz kurları ağustostan beri yatay ve dalgalı seyir izliyor”

Başkan Başçı, enflasyon açısından döviz kurlarının ağustostan bu yana yatay ve dalgalı bir seyir izlediğini, trendin yatay, kurların ise dalgalı bir seyir izlemesinin ise enflasyona kalıcı hasar vermeyeceğini belirtti. Fiyat istikrarının sağlanacağına dair bir kanaat varsa döviz kurlarının istikrarlı olabileceğini, aksi halde bozulmayı yansıtabildiğini kaydeden Başçı, “O yüzden elimizdeki araçların hepsini gerekirse enflasyonu düşücü yönde kullanıp bu şokların etkilerinin geçici olmasını sağlamamız gerekiyor önümüzdeki dönemde. Bunu yapacağız, kararlıyız. Kararlı duruştan kastımız bu” diye konuştu.

Para politikasına yönelik ayarlamaların yapılabileceğini ancak özellikle optimal nokta konusunda kararlı olunması gerektiğini dile getiren Başçı, şöyle devam etti:

“Çok sayıda araç olunca iletişim politikasına önem vermek gerekiyor. Her bir araç enflasyonu nasıl etkiliyor, hangi kanaldan etkiliyor? Bunu tek tek anlatmak gerekiyor. Çünkü bunların bazıları yeni araçlar. Onu önümüzdeki dönemde yapacağız. Aktif bir iletişim politikasıyla bizim araçlarımızın doğru kombinasyonunu bulduğumuza herkesi ikna edeceğiz. O şekilde bu küresel türbülans döneminden enflasyonumuzu ve ekonomiyi en az etkiyle geçireceğiz. Gördüğünüz gibi küresel şartlar normal değil. O yüzden bizim de biraz sofistike olmamız gerekiyor ve o sofistikasyonun işe yarayacağını göreceksiniz, hep birlikte bunu göreceğiz.”

-“Dolar bazında borçlanmalar nispeten azaldı”

Başçı, “Bankacılık sisteminde kasım sonundan beri döviz mevduatlarında ciddi bir düşüş var. Hangi faktörler etkili oldu bunda?” sorusunu ise şöyle yanıtladı:

“Onu biz de takip ettik. Ocak ayında da devam etti. Bizim vatandaşlarımız yükselişlerde aynen o çizdiğim resim çerçevesinde yatay bir trendden sapma şeklinde algıladıkları için bir miktar dövizden TL’ye geçişi ocak ayında da sürdürdüler. Kararlı bir şekilde sürdürdüler. Onun dışında bir miktar da borç azaltma. Ama borç azaltma derken, avro cinsinden borçlanmaların tercih edildiğini görüyoruz akım bazında baktığımızda. Normal olarak çok fazla konu konuşulduğu için dolar bazında borçlanmaların da nispeten azaltıldığını, akım bazında görüyoruz. Orada bir dolardan avroya geçiş de bir miktar var ama genel olarak aşırı borçlanma eğiliminin azalması var. Çok sert değil. O gayet makul ve yönetilebilir bir trend.”

– “Döviz ihtiyaçları azalana kadar rezervlerimizi kullanmayı tercih ettik”

Erdem Başçı, “Cari açığın düştüğü bir dönemde Merkez Bankasının rezervlerinde ciddi bir düşüş var. Bunun nedenleri nedir, ne zaman sona erer?” sorusuna da “Cari açıktan ziyade bizim enerji ile ilgili bir doğalgaz şirketimiz var. Kamu şirketi bu. Bu doğalgaz şirketinin enerji alımlarıyla ilgili olan fiyatlama mekanizmaları ve kontratlar brent petrolünün geçmiş fiyatlarına bağlı. Hatırladığım kadarıyla 6 ay ila 9 ay arasında gecikmeyle brent fiyatlarındaki düşüş buraya yansıyor. Orada bir miktar köprü gibi davranarak Merkez Bankası olarak onların döviz ihtiyaçları azalana kadar döviz rezervlerimizi kullanmayı tercih ettik. Çünkü orada bazı günlerde piyasaya gidiyorlar TL’leri yeterli olmayabiliyor. Onu yumuşatamıyorlar. Bazı günler kuvvetli bir şekilde girip döviz almaya kalkabiliyorlar. O yüzden onu geçmişte de çok uzun süredir bildiğimiz için Hükümetimizin ve Hazine Müsteşarlığımızın da onayıyla bir protokol yapıp, orada bu geçiş döneminde onların ihtiyaçlarını önemli ölçüde karşıladık. Oradaki rezervlerdeki azalmanın bir kısmı bununla alakalı” cevabını verdi.

Oynaklıkları yumuşatıcı yönde esnek döviz satım ihalelerini sürdürdüklerini belirten Başçı, şimdi fiyatlamaların olumlu hale geldiğini bildirdi. Başçı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz de ona uygun bir şekilde rezervlerimizin kullanılma hızını ayarlayacağız. Çok büyük ihtimalle mart ayından itibaren, mart sonundan itibaren olabilir, başa baş noktaya da gelebiliriz. Rezervlerimizi kaybetmeden kullanmanın yollarını buluyoruz. Orada da ihracatçılarımızdan düzenli olarak rezervlerimize ekliyoruz. Ayda bir milyar dolar ekleme yapıyoruz. Onun üzerine çıkabiliyor, 1 milyar 100, zaman zaman 1 milyar 200. Ona karşılık yumuşatıcı yönde ama aynı zamanda krediler açısından da tüketici-ticari ayrımında ticariyi destekleyici yönde, likidite sıkılaşmasına yol açtığı için. Döviz satım ihalelerini de yine ilave bir araç olarak kullanıyoruz. O da enflasyonu düşürücü araçlardan bir tanesidir.”

 

Ekonomi Servisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir