Ana Sayfa / Otomotiv / Kısa vadeli siyasi istikrarsızlık ihracatı etkilemez
İhracat

Kısa vadeli siyasi istikrarsızlık ihracatı etkilemez

Taşıt Araçları ve Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Mehmet Dudaroğlu, siyasi belirsizliğin şu anda kısa süreli olduğu için ülke ihracatını etkilemeyeceğini belirterek, “Kısa vadede sorun yaşanmaz, ihracatımız düşmez ama iş uzarsa sıkıntılar başlayabilir” dedi.

Ülke ekonomisi ve otomotiv tedarik sanayisinin son durumunun ele alındığı sohbet toplantısında konuşan Dudaroğlu, siyasi belirsizliğin ihracata nasıl yansıdığına ilişkin bir soru üzerine, bu durumun ekonomiyi olumsuz etkilemeyeceğini vurguladı.

Dudaroğlu, uzun süreli belirsizlik ve siyasi istikrarsızlığın ekonomiyi olumsuz etkilediğini dile getirerek, ancak şu anda yaşanan belirsizliğin kısa süreli olduğuna işaret etti.

Dövizin şu anda çok inişli çıkışlı olmasının kendilerini korkuttuğunu ifade eden Dudaroğlu, “Dövizin birden artması kötü. İhracatçılar için dövizin artışı güzel gibi görünse de borçlar döviz üzerinden olduğu için sıkıntı olabilir. Kısa vadede sorun yaşanmaz, ihracatımız düşmez ama iş uzarsa sıkıntılar başlayabilir” diye konuştu.

– “Almanya’da lojistik depo kurabiliriz”

Dudaroğlu, 23 TAYSAD üyesinin Almanya’nın Münih kentinde bulunan BMW firması genel merkezini ziyaret ederek burada ikili görüşme yapmasının ve  “Tedarikçi Günü” etkinliğine katılmasının sonuçlarına ilişkin bir soru üzerine, BMW’nin kendilerine çok ciddi yaklaştığını söyledi.

BMW’nin Türk firmalara “Bu ürünlerin hepsini biz dünyanın her yerinden alabiliyoruz? Sizin farkınız ne? İnovatif anlamda neler kattığınızı anlatın ve bizim de vazgeçilmez tedarikçimiz olun” dediğini aktaran Dudaroğlu, BMW’nin lojistik nedeniyle Türkiye’den alacağı ürünlerin fiyatlarını 3’te 1 fazla hesapladığını anlattı.

Dudaroğlu, şöyle devam etti: “BMW’nin hesapladığı lojistik maliyetler nedeniyle biz rekabetçi olamıyoruz. Onlar kalem kalem her şeyi hesaplıyorlar. Lojistik hesapları farklı. Orada BMW-TAYSAD iş birliğiyle bir modern lojistik yapılanma oluşturabilir miyiz, depo kurabilir miyiz? Ürünleri çekerken kendi departmanındaki elemanlarını getiriyor, kendi araçlarıyla alıyorlar, fiyatlar yükseliyor. Otomotiv tedarik sanayicilerinin ürünlerini yabancı firmalara daha rahat ve uygun fiyatlarla satabilmesi için öncelikle Almanya, daha sonra Amerika ve Rusya’da Türkiye Ticaret Merkezleri kurarak düşük maliyetli lojistik ve depo hizmeti oluşturmak istiyoruz. Almanya için yönetim kurulu kararları alındı. Burada BMW’ye hizmet vereceğiz. Aynı zamanda Mercedes’e de hizmet verebiliriz.”

– “TAYSAD yüzde 100 yerli otomobile hazır değil”

Dudaroğlu, yüzde 100 yerli otomobil üretimi konusunda bir soruya karşılık, böyle bir girişimin tedarik kısmı ile ilgilenebileceklerini, tedarikçi firmalarından bu konularla ilgilenenler bulunduğunu aktardı.

En kısa zamanda yerli otomobilin üretilmesini istediklerini vurgulayan Dudaroğlu, “Yüzde 100 yerli otomobil üretimi için TAYSAD olarak henüz hazır değiliz. Özellikle elektrikli araç konusunda. Yerli otomobil prototiplerinin ağustosta ortaya çıkacağına ilişkin detaylı bilgimiz yok. Bu, gurur duyduğumuz, duyacağımız bir konu ama şu anda bir bilgi sahibi değiliz” ifadelerini kullandı.

– “Horizon 2020’den yüksek pay almak istiyoruz”

Dudaroğlu, otomotiv tedarik sanayi sektörünün, sahip olduğu potansiyeli daha verimli kullanabilecek güce sahip olduğunu dile getirerek, bu noktada hayata geçirilecek Ar-Ge faaliyetlerinin büyük önem arz ettiğini, mevcut iç hacmi ve üretim kapasitesini verimli kullanabilme noktasında sektör temsilcilerine büyük görev düştüğünü bildirdi.

Ar-Ge merkezleri sayısı konusunda sektör liderleri olduğunu belirten Dudaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Avrupa’nın bilim, teknoloji politika ve uygulamalarının uyumlaştırılması amacıyla oluşturulan Horizon 2020 projeleriyle geleceğin teknolojilerine yön veriliyor. Proje tiplerine göre fonlama modellerinin geliştirildiği Horizon 2020 kapsamında sunulan desteklerden yeteri oranda pay alabilmek, Ar-Ge ve inovasyon konusunda daha büyük adımlar atmamızı sağlaması açısından hayati öneme sahip.  Son 1,5 yıla baktığımızda, ülkemizin Horizon 2020’den aldığı fonun 14,5 milyon avro olduğunu görüyoruz.  Bu destekler daha çok İngiltere, Almanya ve Fransa gibi büyük ülkelerin Ar-Ge faaliyetlerine katkı sağlıyor. Oysa, ülkemizin de bu fonlardan daha çok faydalanmasını sağlamamız gerekiyor. Bunun için de söz konusu lider ülkeler ile hem akademik çevrelerin hem de sanayicilerimizin işbirliğinin artırılması şart.”

– “Doların öne çıktığı pazarlara yönelmemiz gerek”

Dudaroğlu, miktar bazında bir düşüş yaşanmamasına rağmen tedarik sanayisinin ihracatında paritenin olumsuz etkisinin toplam sektör ihracatının yüzde77’lik bölümünün avro ile gerçekleşmesinden kaynaklandığının altını çizdi.

Paritenin olumsuz etkilerini hafifletmek için bazı çözümler olduğunu ifade eden Dudaroğlu, bunları çöyle sıraladı:

“Birçok sektörde olduğu gibi otomotiv tedarik sanayinde de özellikle hammadde alımları dolar ile, kalan giderler TL ile, buna karşılık ihracatımız ağırlıklı olarak avro ile gerçekleştirilmektedir. Dolayısıyla sanayicilerimizin gelir ve giderlerinde mümkün olduğunca aynı döviz cinsi ile işlem yapması, muhtemel riskleri azaltacaktır. Sanayicilerimiz, dolar ile satış yapabilecekleri ABD, İran, Afrika ülkeleri gibi yeni pazarlara yönelmelidir. Paritenin etkisinden en az zararı görmenin en önemli yolu, firmalarımızın verimliliklerini artıracakları araçları kullanmalarıdır. Firmaların, katma değeri yüksek ürün üretimine yönelmesi gerekmektedir.”

Ekonomi Servisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir