Ana Sayfa / Politika / Kılıçdaroğlu: Başkanlık sisteminin özelliği nedir?
Kemal-Kilicdaroglu-2

Kılıçdaroğlu: Başkanlık sisteminin özelliği nedir?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Başkanlık sisteminin özelliği nedir? Ülkeyi bölmek, parçalamak istiyorsan başkanlık sistemini getireceksin. Neyimiz eksik bizim? Parlamenter sistemde 200 yıllık bir tecrübemiz var. 200 yılı çöpe atıyorsunuz. Varsa bir eksiğimiz giderelim. ‘Hayır illa ben başkanlık istiyorum’. Ülke ateş yerine dönmüş, her gün şehitlerimiz geliyor, yurt dışında zaten perişan vaziyetteyiz, o tutturmuş ‘illa ben başkan olacağım’. Olamayacaksın kardeşim, olamayacaksın. Bir defa bunu bil” dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, 1984 yılında İstanbul Boğazı’ndaki Sevda Tepesi’nin, Suudi Arabistan Kralı Abdullah’ın kendine saray yapması için satıldığını öne sürdü.

Birinci derece SİT alanı olan tepe için kanun çıkarıldığını, Anayasa Mahkemesinin bunu iptal ettiğini anlatan Kemal Kılıçdaroğlu, 2006 yılında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Suudi Arabistan’daki arazilerini satmak istediklerini, ancak Kral’ın kendisine Sevda Tepesi’nde saray yapma izni verilmediği için bunu da onaylamadığını kaydetti.

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“2012 yılında dönemin Başbakanı Erdoğan Suudi Arabistan’a gidiyor, Kral’la üç saat görüşüyorlar. O dönemin gazetelerine bakın, 13 Nisan 2012, Sevda Tepesi’nin de gündeme geldiğini ve Kral Abdullah’ın yine saray yapmak istediğini söylüyor. Geliyoruz, Nisan ayının 26’sına Kraliyet protokol dairesi TÜRGEV’in hesabına 99 milyon 990 bin 900 doları yatırıyor. Mayıs ayında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na Kral bastırıyor, ‘Ben oraya sarayımı yapmak istiyorum’ diyor. Bakanlık alıyor bu yazıyı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne diyor ki ‘Bakın ve buna yapılaşma izini verin’ diyor. Büyükşehir 16 Haziran 2012’de AKP’lilerin oylarıyla yapılaşma izni veriyor.”

Dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın 23 Haziran 2012’de bu olaya ilişkin, “Adam 20 küsur yıl önce satın almış, yazık” açıklamasını yaptığını ifade eden Kılıçdaroğlu, “Kendi ülkesine, kendi boğazına acımıyor da Kral’a acıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Bu olayın, CHP’lilerin girişimleri ile yargıya taşındığını ve İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nin iptal kararı verdiğini belirten Kılıçdaroğlu, “AKP müzik kutusu gibidir, kim parayı atarsa onun müziğini çalar” dedi. Kral parayı attı, Kral’ın sözcüsü oldu hepsi” dedi.

TÜRGEV yetkililerine bu yapılanın ahlaki olup olmadığını soran CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Bana mektup yazan onun başındaki bir avukat ‘Siz de gelin TÜRGEV’e yardım yapın’ diyor, zaten sizin başınızda başkaları var, onlar gak dedikçe para veriyorlar, guk dedikçe para veriyorlar. İhale alan önce sizi ziyaret ediyor. İzin verin biz de fakir fukara öğrenciye burs verelim” diye konuştu.

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyenler kardeşimiz bile olsa ellerini keseriz” dediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, “Kardeşimin diyor, ağabeyimin demiyor. Adamların kolunu koparsan ne olur? Baştakinin kolunu koparacaksın” dedi.

– “Başkanlıkla ilgili hiçbir ayrıntı vermedi”

Başbakan Davutoğlu’nun yeni anayasa gündemiyle kendisine yaptığı ziyarete ilişkin de Kılıçdaroğlu, şunları anlattı:

“Geldi, oturdu, anayasa konusunu görüştük. Başkanlıkla ilgili hiçbir ayrıntı vermedi. Başkanlıkla ilgili bir çalışma yapacaklarını ifade ettiler. Yaparlarsa görürüz. Neyi öneriyorlar doğrusunu isterseniz ben şu ana kadar anlamış değilim. Hiç kimse şunu unutmasın, CHP demokrasiden ve insan haklarından yanadır. Hiçbir darbe yasasını savunmaz ve asla da savunmamıştır. Darbe yasalarının değişmesiyle ilgili elinden gelen her türlü çabayı CHP istisnası her dönem göstermiştir.”

Başbakan Ahmet Davutoğlu’na, “Bu anayasada sizin görev yapmanızı engelleyen bir hüküm var mı?” diye sorduğunu, heyetin bu soruyu hiç beklemediğini ve “Yok” karşılığını aldığını aktaran Kemal Kılıçdaroğlu, mevcut anayasanın basın özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşleri ile hakim bağımsızlığına ilişkin maddelerini okuduğunu bildirdi.

Ancak bugün basının özgür olmadığını, demokratik bir hak olan toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin gerçekleştirilemediğini, hakimlerin özgürce karar veremediğini söylediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, bu sorunların anayasadan değil, darbe hukukundan kaynaklandığını kaydetti.

Kılıçdaroğlu, “Anayasa, darbe hukukunun bir parçasıdır zaten. Siz darbe hukukunu değiştirmediğiniz sürece bu ülkeye demokrasiyi getiremezsiniz” değerlendirmesini yaptı.

– “Sayın Davutoğlu’na cumhurbaşkanının yetkilerinin fazla olduğunu söyledim”

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Sayın Davutoğlu’na cumhurbaşkanının yetkilerinin fazla olduğunu, o yetkilerin Kenan Evren’e göre belirlendiğini, yetkilerin kısılması gerektiğini söyledim” diye konuştu.

Siyasi partilerdeki lider sultasına ilişkin eleştirilerini de Davutoğlu ile paylaştığını belirten Kılıçdaroğlu,  şöyle dedi:

“Şu cümleyi aynen kullandım, milletin vekilini millet seçsin mi seçmesin mi? Siz buna evet, mi hayır mı diyorsunuz? Milletin vekilini millet seçecekse, o darbe yasalarını değiştireceksiniz. Lider sultasını kaldıracaksınız, yüzde 10 seçim barajını kaldıracaksınız.”

Davutoğlu’nun kendisine “Haklısınız” dediğini ileri süren Kılıçdaroğlu,  konuşmasına şöyle devam etti:

“Bize bir söz de verdi, ’12 Eylül hukukunu tarayacağız’ dedi. Kendisine şunu söyledim, 12 Eylül darbe hukukunun değişmesi konusunda biz CHP olarak bütün bunları tespit ettik, değişmesi için de kanun teklifi verdik. Kanun tekliflerimizi arzu ederseniz size, arzu ederseniz grup başkanvekillerinize veya istediğiniz kişiye gönderelim ya da Meclis Başkanlığı’na söyleyin size göndersin.”

AK Parti’nin darbe hukuku araştırması yapacaklarını ve liste çıkaracaklarını anlatan Kılıçdaroğlu, böyle bir çalışmadan memnuniyet duyacaklarını vurguladı.

– “Hadi biz yanlış anladık, bütün dünya da mı yanlış anladı?”

Konuşmasında, dokunulmazlıklar konusuna da değinen Kemal Kılıçdaroğlu, “Dokunulmazlıklar konusunda CHP’nin tavrı açık, çok net, kürsü dokunulmazlığı hariç dokunulmazlıklar kalksın” dedi.

Kılıçdaroğlu, dokunulmazlıkların halka sorulabileceğini, vatandaşın hırsızlığa, yolsuzluğa karışanları Meclis’te istemeyeceğini, böyle bir durumda da gereğinin yapılması gerektiğini  ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlık sistemine ilişkin açıklamasına ve Hitler dönemine ilişkin sözlerini de değerlendiren Kılıçdaroğlu, şunları anlattı:

“Hitler örneğini veriyor, birileri uyarmış mutlaka ‘Bu örnek felaket olur, Türkiye’de idare ederiz de dünyaya nasıl anlatacağız’. ‘Efendim beni yanlış anladınız’. Hadi biz yanlış anladık, bütün dünya da mı yanlış anladı? Çıktın Hitler örneğini, başkanlık modeli için, verdin. Neden? İçinden o geçiyor da onun için. O kadar ki kendi cümlesini Cumhurbaşkanlığı internet sitesinde sansürlüyor. Kendisine sansür uygulayan bir cumhurbaşkanı. Diyorum ya Allah büyüktür. Nerelere geldi.”

Yapılan araştırmaların dünyanın en gelişmiş ülkelerinin parlamenter sistemle yönetildiğini gösterdiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Başkanlık sisteminin özelliği nedir? Ülkeyi bölmek, parçalamak istiyorsan başkanlık sistemini getireceksin. Neyimiz eksik bizim? Parlamenter sistemde 200 yıllık bir tecrübemiz var. 200 yılı çöpe atıyorsunuz. Varsa bir eksiğimiz giderelim. ‘Hayır illa ben başkanlık istiyorum’. Ülke ateş yerine dönmüş, her gün şehitlerimiz geliyor, yurt dışında zaten perişan vaziyetteyiz, o tutturmuş ‘illa ben başkan olacağım’. Olamayacaksın kardeşim, olamayacaksın. Bir defa bunu bil” diye konuştu.

– “21. yüzyılın Türkiye’si neden İsrail’e muhtaç hale geldi ve kim getirdi?”

Türkiye’nin dış politikasını da eleştiren Kılıçdaroğlu, Suudi Arabistan’ın 47 kişiyi idam etmesine sessiz kalınmasına tepki göstererek, “İdamlar konusunda hala Dışişleri Bakanlığı sessizliğini koruyorsa, orada bir soru işareti var. Sen o zaman idamdan yana tavır koyuyorsun. Yeri geldiğinde kıyameti koparıyordun. Siyasi idamlar olur mu? Bir insan düşüncesinden, inancından ötürü idam sehpasına götürülür mü?” diye sordu.

Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkileri de değerlendiren CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Mavi Marmara olayından sonra İsrail’e yönelik açıklamalara dikkati çekerek, şunları söyledi:

“Şimdi diyor ki ‘İsrail’e ihtiyacımız var’. Şu lafa bakar mısınız. Bu bir teslimiyet, bir mahkumiyetin ifadesidir. Ben o bağırıp, çağıran sözde İslamcılara da seslenmek istiyorum, niye bu lafa tek cümle etmiyorsunuz, neden konuşmuyorsunuz? Düne kadar asıp kesiyor, mitingler düzenliyor, cami avlusunda bilmem neler yapıyordunuz. Neden sesinizi çıkarmıyorsunuz? Vicdan yok mu sizde, ahlak yok mu sizde? Şu soruyu kendine soracaksın 21. yüzyılın Türkiye’si neden İsrail’e muhtaç hale geldi ve kim getirdi? Bu soruyu sormuyorsan adam değilsin.”

CHP’nin savaştan yana olmadığını, barış kültüründen geldiğine vurgu yapan Kemal Kılıçdaroğlu, “Biz yine söyledik, ‘anayasanın ilk dört maddesi kırmızı çizgimizdir’ dedik. Kurucu iradenin iradesi, başımızın üstünde dedik. Söylemeye de devam edeceğiz” dedi.

 

 

Ekonomi Servisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir