Ana Sayfa / Politika / Davutoğlu: Artık bir karar vermeleri şart
Ahmet-Davutoglu

Davutoğlu: Artık bir karar vermeleri şart

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Artık bir karar vermeleri şart. Bir yol ayrımındalar. HDP, Kandil’in kanlı diline mi kendini teslim edecek, yoksa siyasetin meşru zeminine mi? Kandil’in kanlı diline kendilerini teslim ederler, terörün, hendeğin, şiddetin savunucusu olmaya devam ederlerse, kendilerini muhatap almayız. Siyaseti merkeze alarak, çatısı altında bulundukları Mecliste meşru siyaset yapmaya kalkarlarsa işte o zaman kendileri muhatap alınacak konuma gelirler” dedi.

Davutoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, gerek Meclis çalışmalarında uzlaşmayla hareket etmek, gerekse yeni Anayasa ile ilgili süreci başlatmak üzere HDP’den randevu talep ettiğini anımsattı.

HDP’nin siyaseti gayrimeşru gören tavırlarına rağmen Mecliste grubu olması hasebiyle, kendilerine oy veren seçmenlere duydukları saygı gereği randevu talebini ilettiklerini belirten Davutoğlu, “Ancak bizim bu iyi niyetli yaklaşımımıza rağmen, kendilerinin bu teklifimize aynı ciddiyetle yaklaşmadıklarını gördük ve randevu talebimizi derhal iptal ettik” dedi.

Davutoğlu, HDP ile görüşme istediklerini, ancak onların kendileriyle görüşülecek sorumluluk, ciddiyet ve nezaket düzeyinde olmadıklarını gösterdiğine işaret ederek, şöyle konuştu:

“Bu randevu taleplerinden sonra yaptıkları açıklamalarda, ‘Sayın Başbakan gelirse Cizre’de, Sur’da ne olduğunu ona soracağız’ diyerek, sanki biz hesap vermek için onların huzuruna gidiyormuşuz gibi bir tavra yöneldiler. Buradan bir kez daha sesleniyorum: Onlar hesap sorma makamında değil, hesap verme makamındalar.

Teröre karşı tavır koyamadıkları için, siyasetin meşru zeminde yapılmasını sağlayamadıkları için, her türlü ifadeleriyle millet arasına nifak ve şiddet tohumu ekmek istedikleri için onlar hesap verme makamındalar. Bize kimse, milletimizin birliği ve beraberliği, ülkemizin bölünmez bütünlüğü için sarf ettiğimiz çabalar dolayısıyla hesap soramaz, soramayacak. Biz hesabı 1 Kasım öncesi millete verdik, milletimiz de o hesap neticesinde bize bu emaneti tevdi etti. Milletimizden aldığımız emaneti ve sorumluluğu kimseyle paylaşmadık, paylaşmayız. Gerek siyaset kurumuna karşı saygısız ve ciddiyetsiz ifadeleri, gerekse şiddeti meşrulaştıran söylemleri bizim için asla kabul edilebilir değildir. Eğer bu ülke için siyaset yapacaklarsa, şiddeti savunmaya, terörü meşru göstermeye, terör örgütüne sözcülük yapmaya bir an önce son vermelidirler. 7 Haziran ve 1 Kasım seçim sonuçları, tüm partilerimiz için ciddi bir muhasebe imkanı vermiştir. HDP’nin bu muhasebeyi sağlıklı yapamadığı görülüyor.”

– “En aykırı fikirler savunulabilir”

HDP’lilere seslenen Başbakan Davutoğlu, “Artık bir karar vermeleri şart. Bir yol ayrımındalar. HDP, Kandil’in kanlı diline mi kendini teslim edecek, yoksa siyasetin meşru zeminine mi? Kandil’in kanlı diline kendilerini teslim ederler, terörün, hendeğin, şiddetin savunucusu olmaya devam ederlerse, kendilerini muhatap almayız. Siyaseti merkeze alarak, çatısı altında bulundukları Mecliste meşru siyaset yapmaya kalkarlarsa işte o zaman kendileri muhatap alınacak konuma gelirler” ifadesini kullandı.

HDP’nin bu tutumunu, söylemini, en önemlisi de zihniyetini gözden geçirmek zorunda olduğunu vurgulayan Davutoğlu, TBMM’de en aykırı fikirlerin bile savunulabileceği demokratik bir ortamın bulunduğunu söyledi.

Davutoğlu, Tükiye’de herkesin fikirlerini açıklama ve savunma hakkına sahip olduğunu hatırlatarak, buna en başta kendilerinin sahip çıktığını, TBMM’de ve Türkiye’nin her yerinde her türlü fikrin savunulmasının önünü açtıklarını bildirdi.

-Bölge halkına ve kamu görevlilerine teşekkür

Davutoğlu, “HDP bırakın siyaset kurumunun imkanlarını kullanmayı, siyaset yapma hakkını savunmayı, bir siyasi parti gibi davranmayı bile özümsemiş, benimsemiş değil. Sürekli hendekleri, barikatları savunuyor, terör örgütünü mazur gösteriyor. Her açıklamalarında devlet ve güvenlik birimlerini suçluyorlar. Terör çetelerine en ufak bir eleştiri imasında dahi bulunmuyor. Şiddeti ve terörü, hendek ve barikatları ‘yanlış bulduklarını’ ifade ettikleri tek bir açıklamaları yok” dedi.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın değişik yayın organlarında yayımlanan açıklamalarını hatırlatan Davutoğlu, şunları ifade etti:

“Devleti sonuna kadar eleştir, hakaret et ama terör baronlarına dönüp tek bir söz söylemeyin. Terör örgütüne bunlar söz söyleyemezler. Bilirler ki Türkiye demokratik hukuk devletidir. Dolayısıyla devlete yönelik olarak rahatça konuşurlar ama ne demokrasiden ne hukuktan nasibini almamış terör örgütüne dönüp tek bir kelime söyleyecek yürekleri yoktur. Mecliste olan yüreklerini Kandil’e doğru kullandıkları söylemde de göstermek durumundalar. İşte bunların cesareti bu kadar. Ama bu terör odağına karşı son dönemde gösterdikleri dirayetli, basiretli tutum dolayısıyla, bölge halkına buradan selamlarımı, hürmetlerimi, muhabbetlerimi iletmek istiyorum.”

Başbakan Davutoğlu Cizre’de, Sur’da, Silopi’de bütün tahriklere rağmen teröre prim vermeyen yiğit bölge halkına destek vermek için hastanelerde roket saldırıları altında çalışan doktorlara, hasta bakıcılara, hemşirelere, kamu görevlilerine, Mehmetçiğe, güvenlik birimlerine teşekkür etti.

– Huzur ve güvenlik tesis edilecek”

Sağlık çalışanlarıyla geçen hafta bir araya geldiğine işaret eden Davutoğlu, Cizre Devlet Hastanesinde çalışan doktorların, “roket saldırıları, mermi ve ateşli silahlar altında” nasıl görev yaptıklarının kendilerine anlatıldığını aktardı. Davutoğlu, “Ben buradan bütün doktorlarımızın, hasta bakıcılarımızın, hemşirelerimizin sizler adına alınlarından öpüyorum. Allah gayretlerini zayi eylemesin” diye konuştu.

Bölge halkının yarasını saran her eli, onlarla kalbini birleştiren her kamu görevlisini mübarek gördüklerini belirten Davutoğlu, “Bölge halkının gözünün içine bakıp da ‘ben kardeşinim’ diyen her askerimizi, polisimizi alnından öperek tebrik ediyorum. Bölge halkının bütün bu tahriklere rağmen hiçbir şekilde terör örgütünün planlarına alet olmaması karşısında o bölge halkını muhabbetle kucaklayan bütün kamu görevlilerimize şükranlarımı arz ediyorum” dedi.

Davutoğlu, bu zor günlerin geçeceğine işaret ederek, “Türkiye doğusuyla, batısıyla, kuzeyiyle, güneyiyle her bölgesiyle bir olmaya, beraber olmaya, iri olmaya, diri olmaya devam edecek. Bugün bölgede yaşanan çatışmaların tek bir sebebi var, o da terör örgütünün barıştan, huzurdan, istikrardan rahatsız olması ve HDP’nin de buna çanak tutması. Ancak terör baronlarının ve onların siyasi sözcülüğüne soyunmuş olanlar bilsinler ki biz Allah’ın izniyle milletimizin elinden almaya çalıştığınız huzuru ve güvenliği kısa sürede tekrar tesis edecek, bu hedefe ulaşıncaya kadar da bütün imkanlarımızı seferber ediyoruz” ifadesini kullandı.

-“Türkiyelileşmenin yolu Moskova’dan geçmez”

Bölgedeki esnafa geçen hafta 5 milyon lira yardım gönderildiğini anımsatan Davutoğlu, buraları tekrar bereketli ticaretin yürüdüğü, bol ve helal rızkın Diyarbakır sokaklarında elden ele dolaştığı refah şehir haline getireceklerini söyledi.

“Diyarbakır, Cizre, Nusaybin’de kazılan hendeklerden öz yönetim ucubesi çıkmayacağı gibi demokrasi de hiç çıkmaz”  diyen Davutoğlu, şöyle devam etti:

“Türkiye’de öz yönetim, söz yönetim yok. Türkiye’de demokrasi var, milli irade var, onun da mercisi, odağı Türkiye Büyük Millet Meclisi. Biz, Kürt vatandaşlarımızın hakkı, hukuku ve 78 milyon vatandaşımızın barış ve huzuru için aslabu tür gayrimeşru uygulamalara müsaade etmeyeceğiz. Milletimiz her şeyi görüyor. Terör çetelerine karşı verdiğimiz mücadelede sivil vatandaşlarımızın mağdur olmaması ve onların yaralarının sarılması için nasıl kılı kırk yardığımızı, terörden etkilenen vatandaşlarımızın yaralarını sarmak için nasıl seferber olduğumuzu milletimiz görüyor. Bu süreçte kimin haklı kimin haksız olduğunu, kimin yanlarında kimlerin karşılarında olduğunu milletimiz engin ferasetiyle görüyor. Hiç şüpheniz olmasın HDP savunduğu bu hendek siyasetinin bedelini kendi ödeyecek, kazdığı hendeğe mutlaka kendi düşecektir. Onca insanın canına kast etmenin, onca insanı evinden etmenin, mahalleleri işgal etmenin teröristlere bir bedeli olduğu gibi bunu savunan HDP’ye de siyasi bir maliyeti olacaktır.”

Sadece masum insanların değil, kendisine inanmış mensuplarının bile canlarını hiçe sayan bir kanlı şebekeden ve onun savunucusu haline gelmiş siyasetten Türkiye’ye hayır gelmeyeceğini vurgulayan Davutoğlu, “Türkiyelileşme yalanıyla yürüttükleri siyaset, kazdıkları hendeklerde tükenmiştir. Türkiyelileşmenin yolu İstanbul’dan, Edirne’den, Diyarbakır’dan, Konya’dan, Kayseri’den, Trabzon’dan, Samsun’dan, Hakkari’den geçer, Moskova’dan geçmez” ifade etti.

-“Diyarbakır’ın geleceği Ankara’dan şekillenir”

Türkiyelileşmek isteyenlerin, Türkiye ile derdi olan, problem çıkarmak isteyen başkentlerde değil, Türkiye’nin her bir köşesinde başı dik bir şekilde dolaşması gerektiğinin altını çizen Davutoğlu, “Eminim son gelişmelerle, Doğu ve Güneydoğu Anadoludaki aziz vatandaşlarımız, Sarıkamış destanını yazanlar, o bölgede Rus işgaline karşı direnen kahramanların torunları bunlara hak ettikleri cevabı verecekler. Ve bu yolun, Diyarbakır’ın geleceğinin Moskova’dan değil, Ankara’dan şekilleneceğini bir kez daha görürler” dedi.

Davutoğlu, İdris-i Bitlisi’den bu yana, İstiklal Harbinde, Çanakkale’de “torunlarımız özgür, hür, al bayrağın, Ezan-ı Muhammedi’nin altında yaşasın” diye şehit olan Kürt, asil, yiğit insanların torunlarının bunlara hadlerini bildireceğini kaydetti.

 

Ekonomi Servisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir