Ana Sayfa / Politika / Davutoğlu: Siyasi ve ekonomik istikrarı kurumsallaştırdık
Ahmet-davutoglu-kosgeb

Davutoğlu: Siyasi ve ekonomik istikrarı kurumsallaştırdık

Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Güven ve istikrar ortamının en önemli meyvesi, artık bu ülke insanlarının orta ve uzun vadeli planlar yapabiliyor olmasıdır. Türkiye’de hem siyasi hem ekonomik istikrarı kurumsallaştırdık. İnsanımız artık önünü görüyor” dedi.

Davutoğlu, ATO Congresium’da, KOSGEB 4. KOBİ ve Girişimcilik Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, KOSGEB’in girişimcilik finalisti olan 41 girişimcinin her birini tebrik etti ve başarılarının devamını diledi.

Bu ülke için değer ve istihdam üreten, bu ülkenin itibarına katkı yapan bütün girişimcilerle gurur duyduğunu anlatan Davutoğlu, “Eski yıllardan bu yana farkında olduğum gerçeği, aktif siyasi hayatıma başladıktan sonra çok daha net görüyorum. Bizim insanımızın gerçekten bütün güzel vasıflarının yanında en önemli vasıflarından biri girişimci karaktere sahip olması. Türkiye’nin neresine gidersek gidelim her vilayetimize, ekonomimize katkılar sağlayan işletmelerin, fabrikaların, atölyelerin kurulduğunu görüyoruz. Çok canlı girişimci sınıfın doğmasından büyük bir mutluluk duyuyoruz” diye konuştu.

Dünyanın her yerinde Türkiye’den giden girişimcilerle karşılaştıklarına dikkati çeken Davutoğlu, şöyle devam etti:

“Dünyanın en ücra köşesinde elinde bir bavul, bazen yabancı dil bilmeden ama yüreğindeki aşkla, Anadolu’dan aldığı enerjiyle Afrika’nın, Latin Amerika’nın, bazen Karayip Adaları’nın ortalarında Türk girişimcilerini gördüğümüz zaman ‘bu ülke insanını kimse durduramaz’ diye defaatle kendi kendime vurguladığımı hatırlıyorum. Gerçekten önü açıldığında bizim insanımızı durdurmak mümkün değildir.”

– “Öz güveni yüksek girişimci sınıftan büyük kaynak olamaz”

Başbakan Davutoğlu, Türkiye’nin her bölgesinden bir iş adamının elinde çantasıyla dünyadaki iş fırsatlarını kovaladığını, yeni yatırım imkanları için kıta kıta koşturduğunu gördüklerini anlatarak, şöyle devam etti:

“Hiç unutmam, Twitter hesabıma bir gün, Dışişleri Bakanı olduğum dönemde, Afrika’dan bir ülkeden bir mesaj aldım, ‘Sayın Bakanım, sizin teşvikinizle buraya geldim Kenya’ya ama şu anda havaalanından içeri girmekte sıkıntıyla karşılaşıyorum, lütfen bana yardımcı olun’. Öyle bir girişimci ki ‘Afrika’ya açılım’ var diye Kenya’ya gitmiş, yeterince belki hazırlığı yok, birtakım sorunlarla karşılaşınca İngilizce olarak da cevap verememiş, doğrudan Dışişleri Bakanını arıyor. ‘Hemen ilgilenin’ dedim. Büyükelçimizi aradık, büyükelçimiz gitti, havalimanından aldı o girişimcimizi ve içeri soktu.

Burada güzel olan ne biliyor musunuz bir, büyük bir inançla, öz güvenle Afrika’ya gidip ‘madem ki devletimiz bize yön gösterdi’ deyip devletine güvenerek yola çıkması. İki, hava alanında zorlukla karşılaşınca geri dönmemesi, ‘nasıl olsa Dışişleri Bakanı sahip çıkar’ deyip bana ulaşmaya çalışması, teknolojiye etkin kullanması ve inatla hedefine ulaşmaya çalışması. Böyle kendine güvenen, öz güveni yüksek bir girişimci sınıftan daha büyük kaynak olamaz. Eminim bu şekilde örnekler çok fazladır ve Türk girişimcilerini dünyadaki başarıları bütün dünyanın takdirini toplayacak ölçüde hızla gelişiyor.”

Davutoğlu, Türk girişimcilerdeki öz güvenin, 2002’den önce böyle canlı olmadığını dile getirerek, “Neden 2002’den önce böyle dinamik girişimci ruhu alanda göremiyorduk? Bu sorunun cevabı hiç şüphesiz Türkiye’nin 12 yılda sağladığı ekonomik, sosyal, siyasi değişimde yatıyor. Geçmişte siyasi ekonomik ve sosyal açılardan kronikleşmiş birçok sorunumuz vardı. Kamuda, özel sektörde, sadece günü kurtarma, yarına çıkabilme, ayakta kalabilme savaşı veriyorduk” dedi.

-“İnsanımız artık önünü görüyor”

“Güven ve istikrar ortamının en önemli meyvesi, artık bu ülke insanlarının orta ve uzun vadeli planlar yapabiliyor olmasıdır. Türkiye’de hem siyasi hem ekonomik istikrarı kurumsallaştırdık. İnsanımız artık önünü görüyor” diyen Davutoğlu, “Hesabını çok daha rahat yapıyor. Bir günlük, bir aylık hesap değil, eskiden günlük hesaplarla kazandığı parayı hemen dolara çevirenler (2002’den önce), şimdi yıllık ve daha uzun dönemli hesaplarla iş planlamaları yapıyorlar. İş kurmak ve işini geliştirmek isteyen girişimci artık sadece kendi işine odaklanabiliyor. Ya kriz çıkarsa veya faizler fırlarsa gibi endişeleri hesap ederek gününü bunlarla meşgul etmiyor” ifadelerini kullandı.

“Bizim en büyük kaynağımız insan kaynağımızdır. En büyük kaynağımız genç ve dinamik nüfusumuzdur” değerlendirmesinde bulunan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geçtiğimiz yıl açıkladığımız öncelikli dönüşüm programımızla, 64. Hükümet programımızla ve eylem planımızla insan kaynağımızı geliştirmek açısından, özellikle gençlerimizi ilgilendiren çok sayıda eylem açıkladık. İnsanımızın eğitimini, sağlığını, mutluluğunu, hayat şartlarını bütünlüklü şekilde ele aldık. Çünkü anahtar insanın elinde. Her başarının, her gelişmenin arkasında insan faktörü var. Dünyanın en büyük elmas ve altın rezervlerine sahip olsanız bile bu madenleri çıkaracak, işleyecek, mücevhere dönüştürecek, ticaretini yapacak insan kaynağından mahrumsanız bu kaynak size yük olur.”

-“Girişimcilerin önündeki engeli kaldırıyoruz”

Davutoğlu, klasik ekonomide üretim faktörleri sayılırken toprak, sermaye ve iş gücünün önemli görüldüğünü hatırlatarak, artık en önemli faktörün insan ve girişimci faktörü olduğunu vurguladı.

Günümüz dünyasında firma kurmak için sermaye ve arazinin gerekmediğini, sadece zeki, bilgili, cesur, inovatif, yenilikçi bir girişimci varlığıyla küresel ölçekli şirketlerin kurulabileceğine işaret ederek, şunları kaydetti:

“Bu kuruluşlar milyarlarca dolarlı firmalar olabildiği gibi on binlerce insana istihdam imkanı veriyor. İşte bu tablo girişimcilik konusunun özellikle de teknoloji odaklı girişimciliğin Türkiye için ne kadar hassas konu olduğunu açıkça hepimize gösteriyor. Dünyada sürdürülebilir kalkınmanın ve rekabet gücünün temel unsurunu girişimciler oluşturuyor. Başarılı girişimciler, bir ülkenin uluslararası pazardaki rekabet gücünü de artıyor.

Küresel girişimcilik monitöründe ilk sıralarda yer alan ülkelerin küresel rekabet endeksinde de ilk sıralarda yer alması elbette şaşırtıcı değildir. Bu nedenle girişimcilik bizim en öncelikli maddelerimiz arasında yer almaktadır. Biz özellikle genç nüfusumuzu ve kadınlarımızı daha fazla girişimci olmaya teşvik ediyoruz. Girişimcilerin önündeki engeli kaldırıyor, girişimci havuzumuzu büyütüyoruz.”

 

 

Ekonomi Servisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir