Ana Sayfa / Politika / “Başkomutan” sıfatıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde ilk resepsiyon
Erdogan-30-Agustos

“Başkomutan” sıfatıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde ilk resepsiyon

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Seçim güvenliği noktasında hükümetimiz, silahlı kuvvetleri olsun, İçişleri Bakanlığı olsun, her şeyiyle, bütün tedbirlerini almak suretiyle en az hasarla atlatacağına inanıyorum. İnşallah seçim güvenliği içerisinde öyle zannediyorum ki 7 Haziran’da yaşananlar, 1 Kasım’da yaşanmayacaktır” dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla verdiği resepsiyonda basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Geçici Bakanlar Kurulu’nun görev yapacağı süreci en iyi şekilde değerlendireceğine inandığını ifade eden Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ile yaptığı değerlendirmenin sonucunda kabineyi onayladığını çünkü Türkiye’nin kaybedecek vaktinin bulunmadığını söyledi.

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) açıkladığı seçim takviminin en güzel şekilde devam etmesi gerektiğini belirten Erdoğan, koalisyon görüşmelerinden bir sonuç çıkmadığını ve bugünkü tablonun yaşandığını anımsattı.

Erdoğan, “Sonunda MHP’den Sayın Tuğrul Türkeş’in katılımı buna bir renk getirdi. Diğer taraftan HDP, iki milletvekiliyle hükümette yerini aldı, diğerleri zaten bağımsızlardan oluştu. Bize düşen bu süreci en güzel şekilde değerlendirmek ve 1 Kasım seçimlerinden temennimiz odur ki milletimiz bu süreçte yaşadıklarımızı, bizlere yaşatmayacak bir kararı verir ve bu kararla da Türkiye 2016 yılına girmiş olur” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tuğrul Türkeş’e yönelik eleştirilerin hatırlatılması üzerine şöyle devam etti:

“Tuğrul Bey’in MHP içindeki yeri malum. Bunu ben bir siyasetçi olarak değerlendirecek olursam, merhum Alparslan Türkeş’in kurmuş olduğu bir parti ve Tuğrul Bey de onun mahdumu. Aklıselimle Anayasa’nın koyduğu kural nedir? ‘Partiye sorulur’ demiyor, ‘Milletvekiline teklif yapılır’ diyor. ‘Milletvekiline teklif yapılır’ dediğine göre, burada da milletvekillerine teklif götürülmüştür. Kim teklifi götürür? ‘Görev verilen başbakan’ diyor. Buradaki uygulama bir anayasa amir hükmünün uygulamasıdır. Bu anayasanın amir hükmünün uygulamasını, milletvekili serbest iradesiyle kullanmaz mı? Milletvekili, milletin vekilidir, A veya B şahsın vekili değildir.

Milletin vekili olarak da milletin vekiline böyle bir teklif geldiği zaman kantara çıkarmıştır ve bu teklifi kabul etmiştir. Bundan daha doğal, tabii bir şey olamaz, olaya böyle bakmak gerekirdi.”

“Bu süreç içinde ‘Maalesef siyasetin şirazesinde bir sapma var’ diye düşünüyorum” değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, şunları ifade etti:

“Bu, ülkemiz için özellikle de milli duygular için olumlu bir gelişme değil. Hele hele terör salgınının bu denli egemen olduğu dönemde millilik duygusu taşıyanların, ‘Acaba ben buraya nasıl bir destek verebilirim, ben de buraya nasıl yardımcı olabilirim?’, bunun gayreti içerisinde olması lazım. Eğer X partiye karşı bir tavrın varsa, o zaman sen gel, elini, gövdeni taşın altına koy, bu şekilde yürüsün. Hem oraya katılmayacaksın, ondan sonra da burada kalkıp da aklıselimle böyle bir adımı atana engel olacaksın, her türlü hakareti yapacaksın.”

– “Bu milletin huzuruna kastetmeye kimsenin hakkı yok”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin ve ailesinin de her türlü hakareti gördüğünü, bu hakaretleri zaman zaman “ana muhalefetin, yavru muhalefetin” de yaptığını ifade etti.

“Ya sabır” çektiklerini belirten Erdoğan, şunları dile getirdi:

“Milletim her şeyi görüyor, milletim her şeyi gördüğü için de sosyal medyada gereken cevapları veriyor. Biz yine de sabredeceğiz. Terörle mücadelemizde de istedikleri kadar bu olayı Beştepe’nin yönettiğini söylesinler, şu anda Silahlı Kuvvetlerimizle, tüm güvenlik güçlerimizle terörle mücadelede herhangi bir rehavete kapılmadan sonuna kadar bu işi sürdüreceğiz. Ta ki bunlar ya silahları gömecekler ya bu ülkeyi terk edecekler. Bu milletin huzuruna kastetmeye kimsenin hakkı yok. İster batıda, ister doğuda, kuzeyde, güneyde, nerede olursa olsun. Bu ülke birkaç çapulcunun, teröristin at oynatacağı ülke değil. Bunun cezasını, bedelini ödeyecekler.”

Erdoğan, bir gazetecinin “Şirazesini kaybedenler kim?” sorusuna da “Hiçbir yere katılmamakta direnenler, şirazesini kaybetmiş olanlardır. Bunu daha farklı anlatmaya gerek yok. Orada olmazsın, burada olmazsın, şurada olmazsın, nerede olacaksın?” yanıtını verdi.

– Seçim güvenliği

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim güvenliğine ilişkin, “Seçim güvenliği noktasında hükümetimiz, silahlı kuvvetleri olsun, İçişleri Bakanlığı olsun, her şeyiyle, bütün tedbirlerini almak suretiyle en az hasarla atlatacağına inanıyorum. İnşallah seçim güvenliği içinde öyle zannediyorum ki 7 Haziran’da yaşananlar, 1 Kasım’da yaşanmayacaktır” diye konuştu.

Taşımalı oy kullanma sistemi için anayasa değişikliği gerektiğine işaret eden Erdoğan, “Anayasa değişikliği yapılmadığı sürece taşımalı sisteme geçemezsiniz. Zannediliyor ki YSK bir karar alacak, bu iş olacak. Hayır, olmuyor. Bu, tamamen bir anayasa değişikliği gerektiriyor. Anayasa değişikliği olmadığı sürece taşımalı sisteme geçemiyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla “Başkomutan” sıfatıyla ilk kez Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resepsiyon verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başkomutan” sıfatıyla, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin havuzlu bahçesinde 30 Ağustos Zafer Bayramı Resepsiyonu verdi. Erdoğan, davetlileri, eşi Emine Erdoğan ile selamladı.

Resepsiyon, Kurtuluş Savaşı ve terörle mücadelede hayatını kaybeden şehitler için Kur’an-ı Kerim tilavetinin Külliyedeki Millet Cami İmam Hatibi Adem Kemaneci tarafından okunmasıyla başladı.

Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanan ve Türk tarihinde kazanılan zaferlerin anlatıldığı video gösteriminin ardından Erdoğan selamlama konuşması yaptı.

Erdoğan, konuşmasının ardından, Bosna Hersek, Kosova, Afganistan ve Hint Okyanusu’ndaki TCG Gemlik Fırkateyni, Konya 3. Ana Jet Üssü ile Şanlıurfa Akçakale Gülünce Sınır Karakoluna telefon ve video konferans sistemiyle canlı bağlantı kurarak, askerlerin Zafer Bayramı’nı kutladı.

– “Rize’nin neresindensin”

Erdoğan, Şanlıurfa Akçakale Gülünce Sınır Karakolunda nöbetçi er Harun Yazıcı ile görüştü. Yazıcı’nın kısa künyesinde memleketini Rize olarak söylemesi, davetlilerin gülüşmesine neden oldu. Erdoğan, “Rize’nin neresindensin” diye sorduğu askerden “İkizdere” yanıtını aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, daha sonra resepsiyona katılan davetlilerle sohbet etti, hatıra fotoğrafı çekildi.

Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve kuvvet komutanlarıyla bahçedeki havuz başında oturarak, bir süre sohbet etti.

Resepsiyona, TBMM Başkanı İsmet Yılmaz, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu, Başbakan yardımcıları Yalçın Akdoğan, Numan Kurtulmuş ve Tuğrul Türkeş ile bazı bakanlar katıldı.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar ve eşi Şule Akar’ın da hazır bulunduğu resepsiyonda, kuvvet komutanları, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, yüksek yargı organlarının başkanları ve üyeleri yer aldı.

Milletvekilleri, azınlık cemaatlerinin dini temsilcilerinin de katıldığı resepsiyonda, Hülya Koçyiğit, Ahmet Özhan, Bülent Ersoy, İzzet Yıldızhan, Ece Erken, Berdan Mardini, Muazzez Ersoy’un da aralarında bulunduğu bazı sanatçılar da davetliler arasında bulundu.

Şehit yakınları, gaziler, farklı spor dallarında uluslararası derece elde eden sporcuların yer aldığı resepsiyona, basın yayın kuruluşlarının temsilcileri, yazarlar, yabancı ülkelerin Ankara büyükelçileri, bürokratlar, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, harbiyeli öğrenciler ile sınıflarını temsilen farklı rütbede askerler de katıldı.

Ekonomi Servisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir