Ana Sayfa / Finans / 2016’yı büyüme yılı olarak kabul etmeliyiz
Rona-Yircali

2016’yı büyüme yılı olarak kabul etmeliyiz

Dünya Odalar Federasyonu (WCF) Onursal Başkanı Rona Yırcalı, bütün zorluklara rağmen 2016’ya iyi bir adımla girileceğine inandığını belirterek, “Bekleme yılı olan 2015’in ardından özellikle ekonomide önemli adımların atılacağı bir yıl bekliyoruz” dedi.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu üyesi de olan Yırcalı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2015’in hem Türkiye hem de dünya adına sosyal ve ekonomik açıdan zor bir yıl olduğunu söyledi.

Dünyanın bazı ülkelerde yaşanan olayların devamında çok sayıda insanın hayatını kaybettiğini vurgulayan Yırcalı, özellikle Türkiye’ye yönelik göçün 2015 yazında en yüksek seviyelere ulaştığını anlattı.

Ekonomik anlamda Çin’de yaşanan sıkıntının global anlamda tesir ettiğini vurgulayan Yırcalı, petrolün 140 dolarlardan 36 dolar seviyesine inmesinin de küresel anlamda etkili olduğunu aktardı.

Çin’de ve batı ülkelerinde sorunlar yaşanırken ABD’nin durumunda iyileşme görüldüğünü belirten Yırcalı, “Fed’in faizleri yükseltme zamanı gelmiştir. Niçin gelmiştir? ABD ekonomisi iyi bir yere geldi. Bu durum, birçok ekonomiyi yakından ilgilendiriyor” dedi.

Türkiye’nin geçen yıl hiçbir ekonominin kolay kaldıramayacağı 2 seçim geçirdiğini ifade eden Yırcalı, şöyle konuştu:

“Bunlarında her biri oldukça hararetli ve oldukça değişken neticeler veren ve tabii ki ülkenin yapısı bakımından çok değişik istikamet alan 2 seçim oldu. Bir yılda iki genel seçim hangi ülkede yapılsa büyük zorluklara neden olabilir ama biz bunu büyük bir zorluk olmadan geçirdik. Yeni bir hükümet kuruldu, tek başına 4 yıllık bir hükümetin kurulması bakımından oldukça şanslıyız. İki seçim arasında hazirandan kasıma kadar bir boşluk oluştu. Şimdi ise 2016’ya daha iyi bir şekilde giriyoruz.”

Irak’taki olumsuzluklar, Suriye’de yaşananlar ve Rusya ile ilişkiler açısından bakıldığında Türkiye’yi zor bir 2016’nın beklediğini anlatan Yırcalı, Türk hükümetinin tüm iyi niyetli yaklaşımlarına rağmen Rusya’dan sert açıklamalar geldiğini söyledi.

“Bütün zorluklara rağmen 2016’ya iyi bir adımla, sağ ayağımızla gireceğimizi düşünüyorum” diyen Yırcalı, bekleme yılı olan 2015’in ardından özellikle ekonomide önemli adımların atılacağı bir yıl beklediklerini aktardı.

– Hükümet programı

Hükümetin ekonomik konulara ciddi yaklaştığını gördüklerini ve bundan mutlu olduklarını belirten Yırcalı, şöyle devam etti:

“Hepimizin bildiği önemli bir program açıkladılar. Bu program iyi bir program ve desteklenmesi gerekir. Sadece ekonomik meselelere değil siyasal, sosyal meseleleri de ele alan bir program. Belirli bir takvime bağlanan 3 ay, 6 ay, 1 senelik oldukça realist programlar. Bu şartlar altında ben 2016’yı bir büyüme yılı olarak kabul etmemiz gerektiğini düşünüyorum. 4 sene istikrarlı bir şekilde ülkeyi idare edebilecek bir hükümetimiz var. Ekonominin bu hükümet döneminde gerekli yerini alacağını düşünüyorum. Nitekim seçim öncesi değindiği konulara eğilmekte. Bin 300 lira asgari ücretin 1 Ocak’tan itibaren geçerli olacağını anlıyoruz.”

Türkiye’yi bir marka haline getirmenin ana hedef olduğuna dikkati çeken Yırcalı, hükümetin bu hedeflere ciddi ve yapıcı olarak gayretle yaklaştığını attıkları adımlarla gördüklerini anlattı.

Yırcalı, Türkiye’nin gelir düzeyindeki bozukluklar, Suriye’de yaşananlar ve Rusya ilişkilerindeki sorunlarla hedefe ulaşmanın kolay olmayacağını belirterek, “Rusya ile olan gelişmeler bilhassa turizm bakımından önümüzdeki sezon açısından zorluk vereceği anlaşılıyor ama Sayın Başbakan ile yaptığımız toplantılarda bazı tedbirlerin alınmaya başladığını söyledi. Turizm kuruluşlarına, charter uçak seferlerine destekler verileceği söyleniyor. Turizm mevsimi martta başlıyor, dolayısıyla bir an önce devreye girmesi lazım” dedi.

– Fed’in faizleri yükseltmesi

Fed’in faizleri yükseltmesinin Türkiye’ye yönelik hem olumlu hem olumsuz etki yaratacağını ifade eden Yırcalı, şunları kaydetti:

“Olumlu neticeleri dünya çapında düzeltme getireceği ve Avrupa ekonomisini tüketiciler bakımından destekleyeceği kanaatindeyim. Bunun bize de yansıyacağını düşünüyorum. Batı pazarı özellikle AB pazarı ihracat bakımından bizim için çok önemli. İhracatı hep ön plana alıyoruz. Çünkü Türkiye ekonomisi ihracat bağlantılı bir ekonomi. AB’ye yaptığımız ihracat 2007’li yıllarda yüzde 57 civarındayken şimdi yüzde 44’e kadar düştü. Bunun da sebebi oradaki ekonomilerin yeteri kadar istekli olmaması ve zorluk içinde bulunmaları ama buna rağmen yurt dışından gelen uluslararası yatırımların yüzde 70’i AB ülkelerinden geliyor. Dolayısıyla yeni pazarlar ararken bu pazarında yani batı pazarınında son derece önemli olduğunu kaydetmek istiyorum.”

Yüzde 10,5 civarında beklenen işsizliğin diğer ülkelere göre çok yüksek olmadığını düşündüğünü belirten Yırcalı, “Genç yaştaki vatandaşlara baktığınız zaman yüzde 25 civarı işsizlik var. Bu da 4 gençten birinin halen işsiz olduğunu gösteriyor. Bu yalnız bir ekonomik sıkıntı değil aynı zamanda sosyal ve siyasi bir meseledir” ifadesini kullandı.

2015’te yüzde 3,5 gibi bir büyüme beklendiğini vurgulayan Yırcalı, şöyle konuştu:

“Biz eskiden yüzde 10-11 gördük ama AB’nin yüzde 1, ABD’nin yüzde 2 büyüdüğünü düşündüğünüz zaman onlara göre iyidir ama bize göre yeterli değil. Bizim nüfus artışımız ve her sene 150 bin civarında gencin iç arar hale geldiğini düşünürsek bunlara iş sağlamak yatırımla olur. İşsizliğin başka çaresi yok. Dolayısıyla bize yüzde 3,5 büyümeler yetmiyor. İstatistiklere göre her yıl bu kadar kişiye iş bulabilmemiz için yüzde 7 ve daha yüksek büyümelerle gerçekleşir ama dünyadaki gelişmelere bakıldığında bu seviyelere hemen yükseleceğimizden emin değilim.”

 

Ekonomi Servisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir