Ana Sayfa / Politika / Başbakan Davutoğlu, Rus liderler seslendi

Başbakan Davutoğlu, Rus liderler seslendi

Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Son dönemde tırmanan retoriği, söylemi ve Rus liderlerin Rus televizyonlarında yapılan yorumların Türkiye’ye karşı bir iftira kampanyasına yönelmiş olmasını kabul etmemiz, anlayışla karşılamamız, bunlara tahammül etmemiz mümkün değildir” dedi.

Davutoğlu, Azerbaycan Diplomasi Akademisi’nde, “Küresel Sınamalar Karşısında Türkiye-Azerbaycan Stratejik Ortaklığı” başlıklı bir konuşma yaptı.

Davutoğlu, konuşmasında, Türkiye’nin hiç bir zaman gerilimlerden, çatışmalardan ve kutuplaşmalardan yana olmadığını, Soğuk Savaş kültürüne karşı her zaman bu kültürü terk etmek ve komşuluk ilişkilerini en iyi düzeyde tutacak yeni bir dönem başlatma iradesine sahip olduğunu belirtti.

Bu irade kapsamında, Asya, Afrika ve Avrupa politikalarının birbirini bütünleyen politikalar olarak gördüklerini anlatan Davutoğlu, “Türkiye bir Avrupa ülkesidir ve Avrupa kıtasının geleceğinde aktif rolü üstlenecektir. Türkiye bir Asya ülkesidir ve Asya’daki her türlü gelişmeyi yakından takip ederek, Asya’da barış ve istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacaktır. Çin, Hindistan ve Japonya, Güneydoğu Asya ile geliştirdiğimiz güzel ilişkiler bunun yansımasıdır. Türkiye bir Kafkasya ülkesidir ve Kafkasya’da barış için gereken her türlü çabayı gösterir. Türkiye bir Balkan ülkesidir Balkanlar’da etnik ve mezhebi, dini çatışmaların aşılıp kalıcı istikrarın gerçekleşmesi için katkı sağlar. Türkiye bir Karadeniz ülkesidir, Karadeniz’de barış ve istikrarı en öncelikli dış politika meselesi olarak görür” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin dolaylı olarak Hazar’dan etkilenen bir Hazar ülkesi olduğunu da aktaran Davutoğlu, “Hazar’ı ticaretin, ulaşımın ve enerjinin aktığı bir barış denizi olarak görmek ister. Türkiye bir Ortadoğu ülkesi olarak da Ortadoğu’da yaşanan tüm krizlerin aşılmasını, halkların kendi iradeleriyle seçtikleri liderlere ve yönetimlere sahip olarak, onurlu şekilde dünya üzerindeki yerini almasını ve herkesin birbirine karşı saygı içerisinde toprak bütünlüğüne tam bir hürmetle davrandığı bir bölge olmasını arzu eder. Afrika’da ise tüm geri kalmışlıkların, Afrika’ya dönük olarak yapılan tüm haksızlıkların, eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasını, Afrika’nın dünyada hak ettiği yeri almasın arzu eder” diye konuştu.

– “Rus halkına dönük en ufak bir tereddüt ve olumsuz hissiyat içerisinde değiliz”

Başbakan Davutoğlu, Türkiye’nin politikasının sınırları içerisinde barış, huzur ve istikrar, Türkiye çevresinde karşılıklı saygı ve ekonomik etkileşim, Türkiye’nin etrafındaki kıtalarda ise soğuk savaş kültürünün bittiği, herkesin yeni bir anlayışla birbirine saygıyla yaklaştığı bir politikası olduğunu vurguladı.

Bu kapsamda son bir haftadır gündemi büyük ölçüde işgal eden Türkiye-Rusya ilişkilerinden bahsetmek istediğini söyleyen Davutoğlu, Türkiye- Rusya ilişkilerinin Soğuk Savaş döneminin karşılıklı kutuplaştırıcı dilinden sonra, özellikle AK Parti iktidarları döneminden büyük bir ivme kazandığına dikkati çekti.

Rusya ile ilişkilere her zaman önem verdiklerini anlatan Davutoğlu, Rusya ile ilişkileri geliştirdiklerinde “AB’den sapılıyor mu? AB yerine Rusya’ya mı yöneliniyor? NATO üyesi olan bir ülkenin Rusya ile bu kadar iyi ilişkiler geliştirmesi normal midir?” tarzında Türkiye ve uluslararası basında çok eleştirilerin olduğuna işaret etti.

Bu eleştirilere hiç kulak asmadıklarını ve Rusya ile ilişkileri dost ve komşu iki ülkenin ilişkileri olarak en iyi düzeyde tutmak için gereken her türlü tedbiri aldıklarını, Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin kurduklarını, vizeleri kaldırdıklarını, Rusya’nın Türkiye üzerinden birçok alana açılmasını sağladıklarını dile getiren Davutoğlu, Rusya ile birlikte birçok alana açıldıklarını, milyonlarca Rus vatandaşının Antalya’da, Türkiye’nin gerçek misafirleri olarak ağırladıklarını ve buna devam edeceklerini kaydetti.

Türk ve Rus halkları arasında hiç bir sorun olmadığını ve olmayacağının altını çizen Davutoğlu, Rus halkına seslenerek, şunları söyledi: “Rus halkına dönük olarak en ufak bir tereddüt, kaygı veya en ufak bir olumsuz hissiyat içerisinde değiliz. Türkler ve Ruslar Avrupa ve Asya arasında, Avrupa ve Asya tarihini birlikte şekillendirmiş iki büyük halktır. Rusya halkı onurlu bir halktır, biz ona saygı duyuyoruz. Ama herkes de bilmelidir ki Türk halkı da onurlu bir halktır ve saygı duyduğu halklardan saygı görmeyi bekler. Türkiye kimseye tepeden bakmaz ama kendisine tepeden bakılmasına da izin vermez. Türkiye herkesin sınırlarına saygı gösterir ama saygı gösterdiği ülkelerin kendi sınırlarına da saygı göstermesini bekler.”

– “Türkiye-Suriye sınırı Türkiye-Suriye sınırıdır”

Davutoğlu, yaşanılan son olayların Türkiye ve Rusya yönetimleri arasında bir problem olarak da çıkmadığını belirterek, “Herkes bilmelidir ki coğrafya şunu söyler; Türkiye-Suriye sınırı Türkiye- Rusya sınırı değildir. Türkiye-Suriye sınırı Rusya-Suriye sınırı da değildir. Türkiye-Suriye sınırı Türkiye-Suriye sınırıdır ve sadece bu iki ülkeyi ilgilendirir. Bu çerçeveden baktığımızda son dönemde tırmanan retoriği, söylemi ve Rus liderlerin Rus televizyonlarında yapılan yorumların Türkiye’ye karşı bir iftira kampanyasına yönelmiş olmasını kabul etmemiz, anlayışla karşılamamız bunlara tahammül etmemiz mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Rus liderlere seslenen Davutoğlu, şunları kaydetti:

“Gelin meselelerimizi konuşarak, yüz yüze ele alalım. Ama 15 gün önce zikretmediğiniz gündemde olmayan iddialarla, ‘Türkiye IŞİD’e, DAEŞ’e destek oluyor’ gibi iddialarla soğuk savaş dönemini andıran kampanyaları birbirimize karşı kullanmayalım. Eğer böyle bir iddia var idiyse niye 15 gün  önce gündeme getirmediniz? Biz bu iddiaların tümünü Soğuk Savaş döneminin pravda usulü yaklaşımları olarak görürüz. Oturup, konuşalım. Peki ne oldu Türkiye-Suriye sınırında?”

Türkiye-Suriye sınırının beş yıldır milyonlarca mültecinin Türkiye’ye geçmek zorunda kaldığı, Türkiye’nin sınırının karşısında muhatabının olmadığı, problemli bir sınır olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, Türkiye’nin sınırdan gelen herkesi mülteci olarak kabul ettiğini anlattı.

– “Biz kimsenin sınırını ihlal etmedik”

Başbakan Ahmet Davutoğlu, konuşmasına söyle devam etti:

“Bu sınır üzerinde son dönemde hem Türkiye’nin içerisinde olduğu koalisyon tarafından hem de Rusya tarafından, prensipte DEAŞ’a karşı olduğu söylenen operasyonlar yapılıyor. Türkiye-Suriye sınırında 2012 Haziran’ında Türk uçağı düşürüldü ve o pilotlarımız şehit oldu. O pilotlarımız Türkiye-Suriye sınırında görev yaparken düşürüldü ve şehit oldu. Bunları Rus dostlarımızın çok iyi anlaması gerekir.

Biz o zaman şu kararı aldık; ‘Bundan sonra Türkiye-Suriye sınırından, Suriye’den Türkiye dönük gelen uçaklar tehdit kabul edilecek ve Suriye sınırından Türkiye’ye geçiş hiçbir şekilde ihlal kabul edilmeyecek’.

Bunu 2012 Haziranı’nda tüm dünyaya ilan ettik. Daha sonra Rusya Suriye’ye müdahale etme kararı aldığında 30 Eylül 2015’te, 3-4 Ekim’de üç kez Türkiye sınırı Rus uçaklar tarafında ihlal edildi. Biz kimsenin sınırını ihlal etmedik. Biz Rusya’ya veya herhangi bir ülkeye ofansif bir müdahalede bulunmadık ama bizim sınırımız ihlal edildi. O zaman dostça Rus yetkililere açık bir şekilde şunu ifade ettik; ‘Lütfen, bu sınırların tekrar ihlal edilmesine izin vermeyin’. Yine dostça şunu söyledik. ‘Operasyon yaptığınız bölgelerde kesinlikle hiç bir DEAŞ unsuru yoktur, orada bizimle tarihi bağları olan ve Türkiye’nin himayesine muhtaç Türkmenler yaşar. Lütfen yeni göç dalgalarına da izin vermeyin. Sizin yaptığınız operasyonlar binlerce, on binlerce insanı Türkiye’ye yöneltiyorsa Türkiye’ye yeni mülteci akınlarına yol açıyorsa, bu Türkiye’nin çıkarını doğrudan etkiliyor demektir.’ Bunları açıkça kendileriyle paylaştık.”

Rus yetkililerin defalarca bir daha sınır ihlali olmayacağına dair söz verdiklerini hatırlatan Başbakan Davutoğlu, “Bu sefer 24 Kasım’da binlerce Bayırbucak Türkmeni ki Azeri gardaşlarımız bunu çok iyi anlar. Karabağ’dan binlerce, yüz binlerce Karabağlı Türkiye’ye dönüp gelseydi biz onları korumaz mıydık? Burada, Kafkasya’daki soydaşlarımızla ilgili tarihi sorumluluğumuz varsa Suriye’deki kardeşlerimiz için de aynı sorumluluğumuz var. Bundan kaçınmayız. Gözümüzün önünde Türkmen Dağı’ndan Türkmenler katledilirken, ‘DEAŞ’e karşı operasyon yapıyoruz’ diyerek DEAŞ’ın hiç olmadığı yerde sivillerin üzerine bomba yağdırılırken yine de biz sabırla bekledik ama bizim üzerimizde ihlal yapıp tekrar oradaki masum insanların bombalanmasına da ne vicdanımız ne tarihimiz ne de ahlakımız müsaade eder” değerlendirmesini yaptı.

 

Ekonomi Servisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir